kadınlar gibi olsalardı Allah, Peygamber’e giden yolu onlara göstermezdi. Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam), bütün zevcelerini Allah için ciddi fedakârlıklara katlanmış, bu uğurda yurt ve yuvalarını terk etmiş, Peygamber yolunda hırz-ı can etmiş kimselerden seçmişti. İşte imkânları ölçüsünde liyakatlerini izhar eden bu yüce kâmetlere Allah da (celle celâluhu) ekstra lütuflarda bulunmuş ve onları Efendiler Efendisi’nin saadet hanesiyle şerefyâb kılmıştır.
Özel Konum Azami Takva İster
Cenab-ı Hak, yukarıdaki âyet-i kerimelerde onlara bulundukları konumun önemini hatırlattıktan sonra onlardan bu ko-
numun hakkını vermelerini istemiş ve şöyle buyurmuştur: ِ ِاِِن اََّتَـَقَْيُْتََُّنَ َفَاَلا َتَْخْ َضَ ْعَْنَ ِبِاْلَْقَْوْ ِلِ َفَـَيَْطَْمََعَ اَّلَ۪ذ۪ ى ۪ف۪ى َقَْلِْبِ۪ه۪ َمََرٌَضٌ َوَ ُقُْلَْنَ َقَْوْ ًالً َمَْعُُْرُ وفًا“Eğer hâlinize layık bir takva ile korunacaksanız, yabancılarla tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde fesat bulunan bir kimse ümide kapılmasın. Konuşurken ciddiyet ve ağırbaşlılıkla söz söyleyin.” Burada öncelikle takvaya vurgu yapılmıştır. Peki takva nedir? O, Allah’ın emirlerini yaşama mevzuunda hassasiyet gösterme, şüpheli olan şeylerden sakınma, hatta bazen şüpheli olabileceği mülahazasıyla bazı mübahları bile terk etme, teşriî emirlere (dinî hükümlere) riayet etme ve tekvinî emirleri (kâinat kitabındaki ilahi yasalar) doğru okuma ve ona göre yaşama demektir.
Peygamber hanımlarına ayrıca başkalarıyla konuşurken dikkatli olmaları ve kadınsı davranış ve ifadelerden kaçınmaları emredilmiştir. Zira kalbinde maraz taşıyan insanlar hesaba katılmalıdır. Nitekim henüz ilgili yasak gelmeden önce, “Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edince, ben falanla izdivaç yaparım.” diyen birisi çıkmıştı.2 Ancak daha sonra Peygamber
Dipnotlar
- İbn Kesîr, Tefsiru’l-Kur’âni’l-azim, 3/506.