İçeriğe geç
32. Bölüm

Fikir Çilesi

Bugün hemen herkes, geleceğin mamureleri için formüller arayıp durmaktadır. Biz, mızrabımızı bir kere daha ızdıraplı gönüller hesabına vuracak ve “fikir çilesi!” deyip inleyeceğiz… Izdırapsız gönüllerde, zonklamayan şakaklarda, rahata alışmış ruhlarda yapılacak tembihin tesiri ne olursa olsun, bizler insanımızın gerçek mânâda mutluluğa ermesini, fikir çilesiyle pişmiş şerha şerha sinelerin aydınlık düşüncelerine teslim olmada görmekteyiz.

Bütün varlığı, sabah-akşam ruhunda hallaç edip iplik iplik savuran, sonra da onu çeşitli kanaviçelerden geçirerek rengârenk gergefler hâline getirip teşhir eden bu muzdarip, fakat duru gönüllerin her biri, durmadan arılar gibi dört bir yana seferler tertip edecek, rastladıkları çiçeklerin yapraklarına tahtlar kuracak ve onlara bal olma düşüncesini fısıldayacaktır. Yerinde emekleyecek, yerinde kanatlanıp pervaz edecek; yüreğinde hep sancı, şakaklarında zonklama, uyuyamadığı haftalar, dinlenemediği aylar ve istirahat etme fırsatını bulamadığı yıllar peşi peşine uçup gidecek de o bunların farkına bile varamayacaktır. Mevlâna anlayışıyla hep bir pergel gibi kalacaktır: Bir yanıyla halkın içinde, diğer yanıyla da Hak’la beraber… Her lâhza, O’nun, önümüze serdiği eserleriyle coşacak, tekrar tekrar gerilip huzuruna varacak.. sonra da tadıp doyduğu o akıl almaz ruhanî zevkleriyle, halkın içine dönerek derin bir vazife şuuruyla kanatlanacaktır.

125