İçeriğe geç
Sözler

Şimdi çıkmalıyız buradan himmetin kanatlarıyla. Işık ve rüzgar orada, güzellik nuru orada. İşte buradadır tevhidin Uhud’u, o aziz dağ.

İşte şuradadır İslamiyet’in Cudi’si, o selamet dağı. İşte Kamer Dağı olan Kur’an-ı Ezher, berrak Nil akıyor o muhteşem kaynaktan. İç o leziz suyu!..

فَتَبَارَكَ اللّٰهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ

وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ey arkadaş! Şimdi hayalden kurtul, aklını başına al! Önceki iki yol Allah’ın gazabına uğramışların ve sapkınların yoludur; tehlikeleri çoktur, kıştır daima güzleri yazları...

Yolcularından yüzde biri kurtulur; Platon ve Sokrates gibi. Üçüncü yol ise kolaydır, kısa ve dosdoğrudur. Onda zayıf-kuvvetli eşittir. En rahatı şehit ya da gazi olmaktır.

Şimdi neticeye gelelim. Evet, fennî dehaya önceki iki yoldur meslek ve mezhep. Kur’an’ın dosdoğru yolu ise üçüncü yoldur. Sırat-ı müstakime ulaştırır bizi.

اَللّٰهُمَّ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ۝ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ

غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ

اٰمِينَ

* * *

Bütün Hakiki Elem Dalâlette, Bütün Lezzet İmandadır

Hayal Elbisesi Giymiş Muazzam Bir Hakikat

Ey kalbi uyanık yoldaş! Ey aziz! Sırat-ı müstakim, yani o nuranî meslek ile Allah’ın gazabına uğramışların ve sapkınların karanlık yolunun farklarını tamamen görmek istersen

890