İçeriğe geç
Sözler

Her köşede ünsiyet, o topluluk içinde mahzunu iştiyaklı bir hüzne sevk eder, ulvî bir his verir, gamlı bir hüzün vermez.

Avrupa edebiyatı ve Kur’an edebi birer şevk de verir: O yabancı edebiyatın verdiği şevk ile nefis heyecana düşer, heves yayılır; ruha ferah veremez.

Kur’an’ın şevkinde ise ruh heyecana düşer, ulvî şeylere şevk verir. İşte bu sırra binaen, Şeriat-ı Ahmediye (aleyhissalâtü vesselam) haram eğlenceleri istemez.

Bazı eğlence yollarını haram kılıp bir kısmına helâl diye izin verir… Demek Kur’anî hüzün veya tenzilî şevk veren vasıta, zarar vermez.

Eğer yetimâne hüzün veya nefsanî şevk verse vasıta haramdır. Değişir şahıslara göre, herkes birbirine benzemez.

* * *

Dallar Meyveleri Rahmet Namına Takdim Ediyor

Yaratılış ağacının dalları her tarafta meyvelerini canlıların eline zahiren uzatıyor.

Hakikatte bir rahmet ve kudret elidir ki, o meyveleri dallarda sizlere uzatıyor.

Siz de o rahmet elini şükür ile öpünüz. O kudret elini minnetle takdis ediniz...

* * *

Fatiha’nın Sonunda İşaret Edilen Üç Yolun Beyanı

Ey hayali emellerle dolu kardeş! Hayalini de yanına al, benimle gel. İşte bir zemindeyiz, etrafa bakıyoruz, kimse görmez bizi.

Çadır direkleri hükmündeki yüksek dağların üstüne karanlık bir bulut tabakası atılmış, kaplamış zeminimizin yüzünü.

Donuk bir tavan olmuş, fakat alt tarafı açık, o yüzü güneş görür. Şimdi bulutların altındayız, karanlık sıkıyor bizi.

Sıkıntı boğuyor, havasızlık öldürüyor. Önümüzde üç yol var. Bir ışıklı âlem, bir kere seyrettimdi bu mecazî zemini.

Evet, bir kere daha buraya gelmiştim, üç yoldan da ayrı ayrı gitmiştim. Çoğu kişi birinci yoldan gider; o da devr-i âlemdir, seyahate çeker bizi.

888