Hem şu âlem sarayının Sâni’inin, gayet harika mucizeler ve kıymetli cevherlerle dolu gayb hazinelerini gösterip sergilemek ve onlarla kemâlini tarif edip bildirmek istemesine karşılık, en mükemmel rehber ve tarif edici yine, açıkça, o zâttır.
Hem şu kâinatın Sâni’inin, kâinatı hayret verici, türlü ziynetlerle süsleyerek yapmasına.. şuur sahibi mahlûklarını seyir, gezinti, ibret ve tefekkür için oraya göndermesine.. hikmetin gereği olarak o eserlerin ve sanatların mânâlarını, kıymetini, seyir ve tefekkür edenlere bildirmek istemesine karşılık; cinlere ve insanlara, hatta ruhanilere ve meleklere de Kur’an-ı Hakîm vasıtasıyla en mükemmel şekilde rehberlik eden yine, açıkça, o zâttır.
Hem şu âlemin sonsuz hikmet sahibi Hâkim’inin, kâinattaki değişimlerin gayesini içeren muğlâk tılsımı ve varlıkların “nereden geldiklerine, nereye gittiklerine ve ne olduklarına” dair üç hayati sorunun muammasını bir elçi vasıtasıyla bütün şuur sahiplerine çözdürmek istemesine karşılık, Kur’an hakikatleri vasıtasıyla en aşikâr ve mükemmel şekilde o tılsımı çözen ve o muammayı halleden yine, açıkça, o zâttır.
Hem şu âlemin yüce Sâni’inin kendini şuur sahibi varlıklara bütün güzel, sanatlı eserleriyle tanıtmasına, kıymetli nimetlerle sevdirmesine ve elbette bunun karşılığında onlara rızasının ve isteklerinin ne olduğunu bir elçi vasıtasıyla bildirmeyi dilemesine karşılık, O’nun rızasını ve isteklerini en güzel ve mükemmel surette, Kur’an vasıtasıyla beyan eden ve insanlığa getiren yine, apaçıktır ki, o zâttır.
Hem Âlemlerin Rabbi, kâinatın meyvesi olan insana, âlemi içine alacak geniş bir kabiliyet vermiş, onu engin bir kulluğa hazırlamış, fakat insan hissiyatıyla kesrete ve dünyaya müptelâ olduğundan, bir rehber vasıtasıyla onun yüzünü çokluktan birliğe, fâniden bâkiye çevirmek istemiştir. İşte insanlığa en mükemmel ve beliğ surette, Kur’an vasıtasıyla en güzel tarzda rehberlik eden ve peygamberlik vazifesini kusursuzca yerine getiren yine, açıkça, o zâttır.
İşte varlıkların en şereflisi canlılar, canlılar içinde en şerefli olan şuur sahipleri, şuur sahiplerinin en şereflisi de hakiki insandır. Ve hakiki insanlar içinde de şu zikredilen vazifeleri kusursuzca, mükemmel bir şekilde yerine getiren o zâttır; elbette büyük Mirac ile Kâb-ı Kavseyn’e