melekût âleminde bu mânâyı göstermek için öyle görünmesi lâzımdır. Hatta ben, orta büyüklükte bir badem ağacı gördüm; başı hükmünde kırka yakın büyük dalı vardı. Bir dalına baktım, dili hükmünde kırka yakın küçük dalı olduğunu gördüm. Sonra o küçük dallardan birine baktım, kırk çiçek açmıştı. O çiçeklere hikmet nazarıyla dikkat ettim, her bir çiçeğin içinde kırka yakın incecik, muntazam püsküller, renkler ve sanatlar gördüm, her biri Sâni-i Zülcelâl’in birer ismini ve isimlerinin cilvelerini okutuyordu. İşte hiç mümkün müdür ki, şu badem ağacının Sâni-i Zülcelâl’i ve Hakîm-i Zülcemâl’i o hareketsiz ağaca bu kadar vazifeyi yüklesin de, onun mânâsını bilen, bildiren, kâinata ilan eden, ilahî dergâha sunan ve onun ruhu hükmünde olan münasip bir meleği ona nezaretle vazifelendirmesin!
***
Ey arkadaş! Buraya kadar söylediklerimiz, kalbi kabule hazırlamak, nefsi teslime mecbur bırakmak ve aklı itaat ettirmek için bir girişti. Eğer buraya kadar olan kısmı bir derece anladıysan ve meleklerle görüşmek istersen hazır ol! Kötü vehimlerden temizlen.
İşte Kur’an âleminin kapıları açıktır; işte Kur’an cenneti مُفَتَّحَةُ الْأَبْوَابِ dır; gir, bak!. Melekleri o Kur’an cenneti içinde güzel bir surette gör. Her ayet, birer menzildir. İşte şu menzillerden bak:
وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًا فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًا وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًا فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًا فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا
وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًا وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًا فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًا فَالْمُدَبِّرَاتِ أَمْرًا
تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ
Dipnotlar
- “Kapıları açıktır.” (Sâd sûresi, 38/50)
- “İyilik için birbirinin peşinden gönderilenler, esip savuranlar, tohumlarını yaydıkça yayanlar, hakla bâtılı, doğru ile eğriyi ayırt edenler, hak sahiplerine vahyi getiren melekler hakkı için.” (Mürselât sûresi, 77/1-5)
- “Bütün kuvvetleriyle koşanlar, neşe ve şevkle yürüyenler, yüzüp yüzüp gidenler, yarışıp geçenler, işleri düzenleyip yönetenler, (hakkı için ki: Kıyamet gerçektir, hepiniz ölümden sonra diriltileceksiniz.)” (Nâziât sûresi, 79/1-5)
- “O gece Rablerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner...” (Kadir sûresi, 97/4)