سَنُرِيهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَفِۤي أَنْفُسِهِمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُّ
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْإِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى أَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا
يَاْتِي اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لٓائِمٍ
وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ سَيُرِيكُمْ اٰيَاتِه۪ فَتَعْرِفُونَهَا
قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ
وَعَدَ اللّٰهُ الَّذِينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا
Bunlar gibi pek çok ayetin ifade ettiği gayba dair haberler aynen, doğru çıkmıştır. İşte o gayba dair haberlerin, pek çok itiraz ve tenkide uğramış, en küçük bir hatasıyla davasını kaybedecek bir zâtın lisanından böyle tereddütsüz, tam bir ciddiyet ve güven içinde, şaşmaz bir
Dipnotlar
- “Evet, Biz ileride onlara delillerimizi gerek dış dünyada, gerek kendi öz varlıklarında göstereceğiz; ta ki Kur’an’ın, Allah tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğu onlar tarafından da iyice anlaşılsın.” (Fussilet sûresi, 41/53)
- “De ki: Yemin ederim! Eğer insanlar ve cinler bu Kur’an’ın benzerini yapmak için bir araya toplansalar, hatta birbirlerine destek olup güçlerini birleştirseler yine de onun gibi bir kitap meydana getiremezler.” (İsrâ sûresi, 17/88)
- “Allah onların yerine öyle bir topluluk getirecek ki, Allah onları sever, onlar Allah’ı severler. Onlar müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorludur. Allah yolunda cihad eder ve bu hususta dil uzatan hiç kimsenin ayıplamasından korkmazlar.” (Mâide sûresi, 5/54)
- “De ki: ‘Hamd O Allah’a olsun ki, size er geç alâmetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız.’” (Neml sûresi, 27/93)
- “De ki: Sizi imana davet ettiğimiz ilah Rahman’dır. Biz O’na iman ettik. O’na dayandık. Yakında öğrenirsiniz: Kimin tarafında kesin sapıklık!” (Mülk sûresi, 67/29)
- “Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaat buyurur ki: Daha önce müminleri dünyada hâkim kıldığı gibi kendilerini de hâkim kılacak, kendileri için beğenip seçtiği İslam dinini tatbik etme gücü verecek ve yaşadıkları korkulu dönemin arkasından kendilerini tam bir güvene erdirecektir.” (Nûr sûresi, 24/55)