İçeriğe geç
Sözler

Demek, kendilerini birer yaratıcı zannediyorlar. Halbuki bir tek şeyin yaratıcısının, her bir şeyin Hâlık’ı olması gerekir. Demek, kibir ve gururları onları sonsuz derecede ahmaklaştırmış ki, bir sineğe, bir mikroba mağlup olan mutlak aciz bir varlığı mutlak kudret sahibi zannederler. Madem akıldan, insanlıktan bu derece çıkmışlar ve hayvandan, hatta cansız varlıklardan daha aşağıdırlar. Öyleyse onların inkârlarından dolayı üzülme! Onları da bir tür zararlı hayvan ve pis madde yerine koy; onlara bakma, önem verme!

أَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَ Veyahut Hâlık’ı reddeden fikirsiz, sersem inançsızlar gibi Allah’ı inkâr mı ediyorlar ki, Kur’an’ı dinlemiyorlar? Öyleyse göklerin ve yerin varlığını inkâr etsinler ya da onları biz yarattık desinler. Aklın zıvanasından tamamen çıkıp divanelik hezeyanına girsinler. Çünkü âlemde gökteki yıldızlar, yerdeki çiçekler kadar tevhid delilleri görünüyor, okunuyor. Demek, onların sağlam bir imana ve hakka niyetleri yoktur. Zira bir harfin kâtipsiz olmayacağını bildikleri halde, her harfinde birer kitap yazılı olan şu kâinat kitabını nasıl sahipsiz zannediyorlar?

أَمْ عِنْدَهُمْ خَزٓائِنُ رَبِّكَ Yoksa Cenâb-ı Hakk’ın iradesini reddeden bir kısım sapkın felsefeci ve Brahmanlar gibi, senin peygamberliğini inkâr mı ediyorlar? Sana inanmıyorlarsa, her varlıkta görünen ve bir Yaratıcının iradesini gösteren bütün hikmet emarelerini, gayeleri, intizamı, meyveleri, rahmet ve inayet eserlerini ve bütün peygamberlerin bütün mucizelerini de inkâr etsinler ya da bu ihsanların hazineleri yanımızda ve elimizdedir desinler! Muhatap kabul edilemeyeceklerini göstersinler. Sen de onların inkârından dolayı üzülme. “Allah’ın akılsız hayvanları çoktur.” de...

أَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَ Yoksa aklı tek hâkim sayan ve böylece tahakküm kuran Mutezile mezhebindekiler gibi, kendilerini Hâlık’ın işlerine gözetici ve müfettiş sayıp Hâlık-ı Zülcelâl’i sorumlu tutmak mı istiyorlar? Sakın vazifende usanç gösterme. Öyle kibirli bencillerin inkârından bir şey çıkmaz, sen de aldırma!

469