işitir. Dünyayı kırk günde gezer.” buyrulduğu rivayet ediliyor. İnsafsız insanlar bu rivayete akıl dışı demiş -hâşâ- onu inkâra ve hükümsüz saymaya kadar gitmişler. Halbuki –وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ –hadisin hakikati şu olmalıdır:
Hadiste, tabiatçıların küfür düşüncesinden süzülen büyük bir cereyanın başına geçecek ve Yaratıcı fikrini inkâr edecek bir şahsın, küfrün en yoğun olduğu kuzey tarafından çıkacağına işaret ve bu işaret içinde bir hikmet nüktesi vardır. Şöyle ki: Kuzey kutbuna yakın dairede bütün sene, bir gece ile bir gündüzdür; altı ay gece, altı ay gündüz olur. “Deccal’ın bir günü bir senedir” beyanı, o dairenin yakınında ortaya çıkacağına işarettir. “İkinci günü bir aydır” denmesinden maksat ise şudur: Kuzeyden bu tarafa geldikçe mesela bazen, yaz mevsiminde bir ay boyunca güneş batmaz. Bu da, Deccal’ın kuzeyden çıkıp medenî dünyaya doğru saldıracağına işarettir. Günü Deccal’a isnat etmekle hadis şuna işarette bulunur: Daha güneye geldikçe, güneş bir hafta batmaz. Daha da geldikçe, güneşin doğuşu ile batışı arasındaki fark üç saate iner. Ben Rusya’da esaretteyken böyle bir yerde bulundum. Bize yakın, bir hafta güneş batmayan bir yer vardı, seyir için oraya gidiyorlardı. “Deccal çıktığı vakit bütün dünya işitecek.” kaydını ise telgraf ve radyo doğrulamıştır. Onun dünyayı kırk günde gezmesini de, bineği olan tren ve uçak mümkün kılmıştır. Eskiden bu iki kaydı akıl dışı kabul eden dinsizler şimdi sıradan bir şey olarak görüyorlar!
Kıyamet alâmetlerinden Ye’cüc ile Me’cüc ve Zülkarneyn’in Seddi hakkında bir başka risalede daha ayrıntılı yazdığımdan, ona havale edip burada yalnız şunu deriz: Eskiden Mançur ve Moğol unvanıyla insanlığın huzurunu altüst eden toplulukların ve Çin Seddi’nin yapılmasına sebep olanların, kıyamete yakın yine anarşistlik gibi bir fikirle medeniyeti yerle bir edecekleri, rivayetlerde vardır.
Bazı dinsizler der ki: “Bu kadar hayret verici şeyleri yapan ve yapacak topluluklar nerede?”
Dipnotlar
- el-Hâkim, el-Müstedrek 4/573.
- İbni Ebî Şeybe, el-Musannef 7/496; et-Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr 11/313; ed- Deylemî, el-Müsned 2/237; Nuaym İbni Hammâd, el-Fiten 2/543.
- Gerçek bilgi Allah katındadır.
- On Altıncı Lem’a.