İçeriğe geç
Sözler

Cevap: Kur’an’ın feyzine dayanarak deriz ki:

Birincisi: Bunda tezat yoktur. Bir kısmı öyledir, ilk yaratılış gibi... Bir kısmı da diğer türlüdür, eşyanın benzerini tekrar yaratmak gibi...

İkincisi: Eşyada görülen kolaylık, sürat, bolluk ve genişlik içinde son derece intizam, sağlamlık, güzel sanat ve mükemmel yaratılış, şu iki kısım, farklı ayetlerin hakikatine kesin bir şekilde şahitlik eder. Öyleyse şunların bir hakikat olarak varlığının bahis konusu edilmesi lüzumsuzdur. Belki yalnız “Bunun hikmet sırrı nedir?” denilebilir. Öyleyse biz de temsilî bir kıyaslamayla şu hikmete işaret edeceğiz:

Mesela, nasıl ki sanatkâr bir terzi çok zahmetle, maharetle sanatlı bir elbise diker ve onu bir model olarak hazırlar. Sonra onun benzerini zahmetsizce, çabuk yapabilir. Hatta bu bazen öyle kolay olur ki, âdeta terzi emreder, o şey yapılır. Saat gibi, öyle sağlam bir düzen kazanır ki, sanki bir emrin dokunmasıyla o elbise işlenir ve o terzi işler. Aynen öyle de, kâinatın sonsuz hikmet sahibi Sâni’i, sonsuz ilim sahibi Nakkaş’ı şu âlem sarayını, içindekilerle beraber benzersiz bir surette yarattıktan sonra küçük-büyük her şeye bir model hükmünde bir kader ölçüsüyle, belli bir miktar tayin etmiştir.

İşte bak, o Ezelî Nakkaş her asrı bir model yaparak kudret mucizeleriyle süslü, taze birer âlemi onlara giydiriyor. Her bir seneyi bir ölçü kılarak rahmetinin harikalarıyla sanatlı, taze birer kâinatı o endama göre dikiyor. Her bir günü bir satır yaparak onda hikmetinin incelikleriyle süslenmiş, sürekli yenilenen eserlerini yazıyor.

Hem o Kadir-i Mutlak, her asrı, seneyi ve günü birer model yaptığı gibi, yeryüzünü, her bir dağı, çölü, bağ ve bahçeyi, ağacı da model yapmıştır. Yeryüzünde her vakit taze birer kâinat kurar, yeni birer dünya var eder. Bir âlemi bozup bir başka muntazam âlemi getirir. Mevsimden mevsime her bağ ve bahçede taze taze kudret mucizelerini ve rahmet hediyelerini gösterir. Hikmet ifade eden, yeni birer kitap yazar. Taze rahmet mutfakları kurar. Her şeye, daima yenilenen, sanatlı birer elbise giydirir. Her baharda her bir ağaca ipek gibi taze birer çarşaf geçirir. Onları inci misali yeni ziynetlerle süsler. Ellerini yıldız gibi parlak rahmet hediyeleriyle doldurur.

İşte şu işleri son derece güzel bir sanat ve kusursuz bir intizamla yapan, şu birbiri ardınca gelen ve zaman ipine takılan seyyar âlemleri

246