Malikî ve Şafiî uleması, balın sıvı bir madde olması yönüyle süte benzediği ve aynı zamanda zekâtının verileceğine dair sıhhatli bilginin olmaması sebebiyle baldan zekât alınmaması gerektiğine hükmetmişlerdir. Ancak Hanefî ve Hanbelî ulemasına göre baldan da zekât verilmelidir. Zekât verilmesi gereken oran ise, 1/10’dir. Hanefi uleması balın nisabıyla ilgili bir sınırlama koymamış, az veya çok ayırımı yapmamıştır. Buna mukabil Hanbeliler balın nisabını 10 farak (yaklaşık 65 kg.) olarak tespit etmişlerdir. Delil olarak da bu mevzuda rivayet edilen hadislerle Hulefa-i Raşidin dönemi ve sonraki uygulamaları göstermişlerdir.
İbn Ömer’in (radıyallâhu anhumâ) rivayet ettiği bir hadislerinde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), فِي كُلِّ عَشَرَةِ أَزُقٍّ زِقٌّ “Balda, on ölçekte (zikk) bir ölçek zekât vardır.”291 buyurmaktadır. Bu durum, Amr İbn Şuayb’ın rivayetlerinde de, مِنْ عَشْرِ قِرَبٍ قِرْبَةٌ “10 kırbada bir kırba”292 şeklinde anlatılmaktadır.
Konuyla ilgili başka bir rivayette Ashab-ı Kiram’dan Ebû Seyyare (radıyallâhu anh), Allah Resûlü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) gelerek, “Ya Resûlallah, benim arılarım var.” dediğinde Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), أَدِّ الْعُشْرَ “Onun öşrünü (onda bir) öde.”293 buyurmuşlardır.
Bu ve benzeri delil ve uygulamalardan hareketle İmam Ebû Hanife Hazretleri, haraç arazisi dışında elde edilen baldan öşür (1/10) verilmesi gerektiğine hükmetmiş ve Hanefi mezhebinde fetva da buna göre verilmiştir.
B. Menkul Kıymetler
1. Altın ve Gümüş
Altın ve gümüş, çok eski dönemlerden bu yana bilhassa ticarî hayatta eşyaya mukabil bir kıymet olarak tedavül etmekte, genel itibarıyla de kadınların zinet maksatlı ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Malum olduğu üzere altının zinet maksatlı kullanımı erkekler için haram, kadınlar için helâldir.294