İçeriğe geç

2. إِنَّ مَثَلَ عِيسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ“Allah yanında İsa’nın durumu, aynen Âdem’in durumu gibidir. Allah, Âdem’i topraktan yaratıp, ona ‘Ol!’ dedi, o da derhal oluverdi.”20

Hz. İsa’nın yaratılışı mevzuunda insanlar şüpheye düşüp, onun babasız nasıl dünyaya geldiğini sorgulamaya başlayınca, Kur’ân, bu âyetiyle meseleye açıklık getirmiş ve ilk insanın yaratılışı konusunda da bir kapı daha açmıştır. Yani, nasıl Hz. İsa’nın dünyaya gelmesi âdiyat (herkesin tâbi olduğu kanunlar) çerçevesinde gerçekleşmemiş, buna mukabil o, bir mucize eseri olarak babasız dünyaya gelmiştir ki, bunda şaşılacak bir şey yoktur; çünkü, aynı şekilde, Hz. Âdem de mucize eseri olarak dünyaya gelmişti. Kaldı ki, Hz. Âdem’in annesi de yoktu. Demek ki Allah, dilediğini dilediği şekilde yapar; O, her şeye kadirdir. Fakat biz, O’nun icraatını kavrayalım ve dünyada hayatımızı sürdürebilelim diye O, icraatının üzerine sebepler ve kanunlar örtüsünü geçirmiş, böylece hâdiselere zahirî bir yeknesaklık ve devam vermiştir. Yoksa, hayat olmazdı. Bazen de O, hikmetine ve bir sebebe binaen bu örtüyü yırtar ve öyle icraatta bulunur. Biz, O’nun bu icraatına mucize diyoruz. İşte, Hz. İsa gibi, Hz. Âdem’in yaratılışı da bir mucizedir. Öyle evrimcilerin iddia ettiği gibi, belli bir sürece, kanunlara, mutasyonlara, adaptasyonlara bağlı olarak gerçekleşmemiştir.

111