Kur’ân-ı Kerim’de Ve Hadis-i Şeriflerde Yaratılış
Kur’ân’ın mucizeliği
Yaratılış ile ilgili âyetleri arz etmeden önce, Kur’ân’ın nasıl mucizevî bir hüviyette olduğunu göstermek için birkaç Kur’ân âyetine temas etmek istiyorum. Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan, sözü söyleyen, hükmü veren, mührü basandır. Kur’ân’ın, bazıları yeni yeni anlaşılan âyetleri, ilmin ulaşabileceği son ufka işaret etmektedir ki, ilim, hangi sahada olursa olsun vardığı son noktada Kur’ân’ın bayrağını görecek; ihtimal pek çok alanda yine de o bayrağa ulaşamayacaktır. Meseleyi aydınlığa kavuşturmak için birkaç âyeti arz etmekte fayda görüyorum:
1- وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَۤائِغًا لِلشَّارِبِينَ“Doğrusu davarlarda da sizin için deliller vardır: Zira size, onların karınlarında olan ile kan arasından hâlis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından afiyetle geçer.”1
Dipnotlar
- 1 Nahl sûresi, 16/66.