İman, amel-i salih, hakka bağlılık, hakkı tavsiye, sabır, sabra bağlılık, sabrı tavsiye bunların hepsi birer amel ve aksiyondur.. bunları yapan da Allah’ın sevdiği insandır. Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) dünyasında ve O’nun amel ve aksiyon anlayışı içinde çalışma, amellerin en faziletlisi ve Allah sevgisine en çabuk ulaştıranıdır. O asla, “Rahipler gibi kiliselere kapanın, evlenmeyi terk edin, yemeyi içmeyi bırakın, dünyayı boş verin, ta Allah’a vâsıl olasınız!” dememiştir. İnsandaki şehevî gücü almış ve onu makbule, meşrua tevcih etmiş ve şöyle buyurmuştur: تَزَوَّجُوا الْوَدُودَ الْوَلُودَ“Birbirinizi sevebileceğiniz doğurgan kadınlarla evlenin.”4 Başka bir hadislerinde de şunu ihtar etmiştir:تَنَاكَحُوا تَكْثُرُوا فَإِنِّي أُبَاهِي بِكُمُ الْأُمَمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ“Evlenin, çoğalın, kıyamet gününde ben sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı iftihar ederim.”5 Yani, siz ne kadar çok olursanız beni o kadar memnun edersiniz. Dönüp arkama baktığımda, arkamda rükû edenleri, secdede kıvrananları, “Allahü Ekber! Allahü Ekber!” sesleriyle coşup kendinden geçenleri görmek beni mesrur ve müferrah eder.
Allah Resûlü, insanlardaki evlenme ve karşı cinse alâka duyma duygusunu güdükleştirmemiş, saptırmamış, hapsetmemiş, dolayısıyla da depresyonlara sebebiyet verecek yollara girmemiştir. O, bu hissi, müsbete, meşrua kanalize etmiş ve bu noktada dahi, ümmet-i Muhammed’i, Allah’ın rızasına ve hoşnutluğuna ulaştıracak yollar vaz’etmiştir. O’nun terbiyesi; fıtratı, tabiatı yönlendirme ve ona yaratılış gayesine uygun hedefler bulma istikametinde olmuştur.
2. Ticaret, Ziraat ve Cihad