Günümüzde de böyle dimağlar vardır. Fakir öylelerine de şahit oldum ve öylelerini gördüm ki –Allah’ın izniyle– bir iki söz, bir iki görüntüyle buzdağı sanılan bu insanlar bir anda eriyip “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlüllah” deyiverdiler. Bugün bu insanlar Allah adına yapılan çalışmalarda en önde bulunuyorlar. Bunlar arasında ilhaddan gelmiş, imanı en ulvî mânâda temsil eden nice kıymetli kimseler vardır ki, insanın bazen “Bizim de geçmiş hayatımız öyle olsaydı da biz de onlar gibi Allah için koştursaydık!” diyesi geliyor. Allah dedirtmesin, zira küfür çok çirkin bir şeydir. Ama meyhaneden gelip füze hızıyla mâbede, oradan da Kâbe’ye koşan insanlar, insanın aklına bunları da getirebiliyor. Meselâ Hz. Hamza’da bu ışığı yakan hâdise, o zamandaki masum Müslümanların mağdur edilmelerine onun şahit olmasıydı. Bu bakışlar onun yüreğini yakmış ve süratle yer değiştirmesine vesile olmuştu.