İçeriğe geç

“Yerde yürüyen hayvanlar ve kanat çırpıp uçan kuşlar da ancak sizin gibi bir ümmettir. Kitap’ta Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonra Rabbilerinin huzurunda toplanacaklardır.”6

Ebû Dâvûd’un rivayet ettiği bir hadiste de Efendimiz: “Eğer köpekler bir ümmet olmasalardı öldürülmelerini emrederdim.”7 buyurmaktadırlar. Evet, onlar da kendilerine göre bir millet teşkil etmektedirler.

Kelaynakların nesli tükeniyor diye ilim adamları telaşa kapılmışlardı. Zira her varlığın, ekolojik dengede bir yeri vardır. Onun tükenmesi ise, dengeden bir gedik açılması demekti. Şimdi her varlığa böyle ekolojik dengede bir yer tutmayı kim öğretmiş ve kim talim etmiştir? İşte biz bu meseleye cebrî hidayet veya şeriat-ı fıtriye şartları içinde cereyan eden hidayet nazarıyla bakıyor ve bütün bu sevklere ve insiyaklara da bu zaviyeden yaklaşıyoruz.

2. İNSAN İRADESİNİN NAZARA ALINDIĞI HİDAYET

Allah (celle celâluhu), çeşitli vesileler göndererek insanları hidayete erdirir. Peygamberler insanların hidayetine vesile olduğu gibi gönderilen kitaplar da yine aynı şekilde insanların hidayetine vesiledir. Tebliğ yapan insanların yaptıkları tebliğ ve irşad faaliyetleri de bu mânâda birer vesile ve vasıta kabul edilebilir. Ancak burada unutulmaması gereken bir nokta vardır; o da şudur: Cenâb-ı Hak, böyle çeşitli vesileler gönderir, ama hiç kimseyi bu vesile ve vasıtaları kabullenmeye zorlamaz.

108