Esasında terbiye mülâhazasıyla nefsine yönelip onun faziletlerini ikmal edememiş bir insan, dünya ve ukba saadeti adına çok şey kaybetmiş demektir. Çünkü insan, cismiyle değil nefsiyle yani kendisiyle insandır. Konuyla ilgili bir hadis-i şerifte Nebiyy-i Ekrem (aleyhi ekmelüttahâyâ) şöyle buyurmuştur:
“Allah Teâlâ, sizin şekillerinize ve suretlerinize bakmaz; sizin kalbinize ve (kalbden fışkırıp çıkan) amellerinize bakar.”186
Şayet insanın içinde saygı hissi, kalbinde huşû ve hürmet varsa, bu, onun bütün tavır ve davranışlarına akseder. Nitekim Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem);
“Şayet onun kalbinde huşû olsaydı, organları da haşyet içinde olurdu.”187 ifadeleriyle buna dikkat çekmiştir. Bu açıdan insanın kendi insanlığına yönelmesi, nefsiyle mücahedeye girişmesi ve böylece nefsiyle arasındaki problemleri halletmesi çok önemlidir. Bu önemine binaendir ki, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) onu “en büyük cihad” olarak nitelemiştir.
Belâ Hâline Gelen Nimetler
Nefis, insanı günahlarla aldatabileceği gibi, bazen şahsın üzerine sağanak sağanak boşalan nimetlerle de onu tepetaklak hâle getirebilir. Mesela Kur’ân-ı Kerim;