İçeriğe geç

Hasan Basrî Hazretleri’nin Kulûbu’d-dâria’da yer alan üsbûiyesi de bu konuda örnek alınması gereken önemli bir virddir.72 Haftanın her günü için hususi bir vird ayıran bu âbide şahsiyet, orada kusurlarını sayıp dökmede âdeta biri bin yapar. Sahabî memesinden süt emmiş, tabiînin serdar-ı ekberlerinden birisi olan, Basra’da değişik batıl mezheplere karşı göğsünü gererek “Burası çıkmaz sokak!” diyen, denilebilir ki, rüya ve hayallerine bile günah girmemiş olan ve Ebû Hanife’nin kendisinden çok istifade ettiği bu kahraman-ı zîşân, günah ve kusurlarını öyle büyüterek ifade eder ki, bu ifadelerine bakınca siz onu dünyada günah işleyen insanların en kötüsü zannedersiniz. Âdeta batmış, iflas etmiş bir insanın ses ve soluğuyla Cenâb-ı Hakk’a teveccüh eder, sanki sürekli günah işleyen biriymiş gibi, her gün bir kez daha nefsiyle hesaplaşmaya durur.

İstiğfarı Netice Veren Muhasebe Duygusu

Muhasebe şuuruyla hata ve kusurlarının farkında olan bir insan netice itibarıyla tevbe ve istiğfara yönelir. Cenâb-ı Hak, Furkân Sûresi’nde, birçok mesâvii sayıp, bunları irtikâp edenlerin azaba müstahak olacağını beyan buyurduktan sonra, bu tür kötülükleri işlemiş olsalar dahi, yeniden Allah’a teveccüh eden tevbe kahramanlarının mazhar olacağı muameleyi şu âyetle müjdeler:

إِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُۨولٰۤئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَحِيمًا
95