İçeriğe geç

Evet, anlattığınız bazı büyük problemlerle onları sarsıp ye’se sürükleyebilirsiniz. Bu noktada durup size bir hissiyatımı ifade edeyim: Bugün annem, babam, dedem, ninem hayatta olsalardı ve hepsi de bir anda ölselerdi, yemin ederim, bu acı benim İslâm’ın kaderi adına duyduğum yarım günlük ızdırabıma muadil gelmezdi. Öyle ki kimi zaman geceleri ızdıraptan iki büklüm odamdan çıkıyor ve koridorda deli divane gibi dolaşıyorum. Fakat buna rağmen her biri ayrı bir komplo ve tuzak peşinde koşan ve gulyabaniler gibi köşe başlarını tutmuş bulunan kötü niyetlilerden bahis açmamaya çalışıyorum. Zira bu durum, insanları ye’se düşürüp kuvve-i mâneviyelerini kırabilir. Bu itibarla gam izhar etmemeye, izhar edip ağyarı âhımdan âgâh eylememeye çalışıyorum.

Ancak dayanabileceklerini bilsem, elimin ulaştığı herkesin gönlüne, insanlığın dertleriyle alâkadar olmaları için korlar saçar, ızdırap tohumları ekerdim. Ta ki uykuları kaçsın ve çare bulma adına deli divane gibi dolaşıp dursunlar. Zaten bir insana dininden dolayı deli denmeyince onun imanda kemale erdiğini söylemek zordur. Yani başkaları sizin hâlinize bakıp diyecekler ki: “Bağları, bahçeleri, revnaktar çiçekleri ve ferahfezâ iklimiyle bu cazip dünyanın keyfini çıkarmak varken, şu insanlar niye bu işlerle meşgul oluyor ki?” İşte bu, deli görülmenin, Yunus’un ifadesiyle, varını yoğunu Allah yolunda yağma etmenin ifadesidir.

Böyle olmayan insanlar batmış ve bitmiş midir? Hâşâ ve kellâ! Zira Sahib-i Şeriat, imanla ahirete yürüyenin Cennet’e gireceğini haber vermiştir.53 Biz, bu konuda kimsenin savcısı olamaz ve kimsenin Cennet’e girmesine haciz koyamayız. Dolayısıyla bu, ayrı bir meseledir. Fakat insanlığın dertlerine çare bulma adına, şakakları zonklatırcasına ızdırapla iki büklüm olup peygamberane bir tavırla insanlığı kucaklama ise tamamen ayrı bir meseledir.

69