İçeriğe geç

Bundan dolayıdır ki, Hz. Pîr, farklı açılardan şahs-ı mânevînin önemi üzerinde durmuştur. O, tahkikî imanı yakalama ve imanla kabre girme adına şahs-ı mânevîyi önemli gördüğü gibi,16 hey’et içinde bulunan bir ferdin yaptığı amellerin, diğer bütün fertlerin de defter-i hasenatlarına yazılacağını ifade etmiştir.17 Böylece bir insanın yaptığı bir amel, iştirak-ı â’mâl-i uhreviye sırrıyla bin olacaktır. Mesela siz bir beldede irşad adına bir adım atmış olabilirsiniz. Fakat kardeşlik ruhu içinde o beldede aynı adımı atan on insan daha varsa, onlardan her biri bin adım atmış gibi sevap kazanabilir. İnsan hasenat defterine yazılan bu sevaplardan habersiz olduğundan onlara bel bağlamayı da pek düşünmez. Dolayısıyla kendi malıymış gibi onlara sahip çıkarak yaptığı güzellikleri heba etmez. Bütün bunları görüp bilen Alîm u Habîr ise, “Siz müşterek hareket ettiniz ve uygun adım yürüdünüz. Birbirinizin ayağına çelme takmadınız. Ben de sizi dünyadaki ukba buudlu hizmetlerde muvaffak kıldığım gibi, burada da, müşterek hareket etmenizin karşılığı olarak, her birinizin defterine, hey’etteki fertlerin yaptığı sevabın aynısını kaydettim.” buyurur ve böylece onların yaptığı küçük ameller bile kocaman bir yekûna ulaşır.

Sürpriz Mükâfatlar

18