İçeriğe geç

Aslında tenafüs, başkalarıyla rekabet etme değil, “kardeşlerimden geri kalmayayım” mülâhazasıyla hakta yarış yapma demektir. Farklı bir tabirle, tenafüs; “Kardeşlerim Cennet’e girerken ben dışarıda kalmayayım. Onlarla beraber ben de Cennet’e gireyim.” mülâhazasına bağlı bir hareket tarzı ve bir müsabaka anlayışıdır. Fakat bu his, dengeli ele alınamadığı, korunamadığı ve bir yönüyle suistimale uğradığı zaman rekabete girmeler olabilir. Hatta bununla da kalmaz, rekabet hissi, haset ve çekememezliğe dönüşebilir. Bu ise ehl-i iman için çok tehlikelidir. Bu itibarla inanan gönüller, başka kulvarlarda koşturup duran kardeşlerinin gıpta damarını tahrik etmeme adına kesinlikle meseleyi “cı’ya, cu’ya” bağlamamalı, ehl-i iman arasında vifak ve ittifakın sağlanması hatırına hissiyatını kontrol altında tutmasını bilmelidir.

En Yüksek Paye

Esasında önemli olan, şahısları göklere çıkarmak değil, o şahısların hayatlarını ortaya koyarak mayalamaya çalıştıkları mefkûreye sadakattir. Zira şahıslar fâni; mefkûre ise bâkidir. Hem sadakatten daha yüksek bir paye yoktur. Bir âyet-i kerimede işaret edildiği üzere sadakat; şehitlik ve veliliğin bile üstündedir.169 Peygamberlerden sonra en büyük insan olarak kabul edilen Hazreti Ebû Bekir Efendimiz, Sıddık-ı Ekber unvanıyla serfirazdır. Bu itibarla asıl mârifet; sevip saygı duyduğunuz insanlar hakkında “Mehdi”, “Mesih” gibi abartılı ifadeler kullanmak değil; elden geldiğince o insanların gittiği yolda, adım adım onları takip edebilmektir.

211