İçeriğe geç

Ne var ki, asrımızda Müslümanlarda kıtlığı yaşanan en önemli hususlardan birisi tefekkürdür. Bu itibarla insanımızın tefekkür yolunda yaya olduğu söylense zannediyorum mübalağa yapılmış sayılmaz. Meselâ günümüzde ümmet-i Muhammed’in, tarihinde hiçbir zaman olmadığı ölçüde bela ve musibetlere maruz kaldığı bir vak’adır. Ancak Müslümanların beyin zonklatıp, fikir üretip alternatif çözüm yolları araştırarak bu belâ ve musibetlerden sıyrılmak için kayda değer bir şey yapmadıkları da ayrı bir vak’adır. Hâlbuki bu vartadan çıkış ancak tefekkürle olacaktır. Bu sebeple tefekkürü sadece Cenâb-ı Hakk’ın ef’âl ve esmâsının cilvelerini düşünme, lütfettiği nimetleri teemmüle koyulma ve böylece iman ve mârifetimizi derinleştirme şeklinde anlamamamız gerekir. Elbette ki bu hususlar tefekkür adına çok önemlidir; ancak din-i mübîn-i İslâm’ı bütün cihana duyurma.. varsa bunun önündeki gaileleri bertaraf etme.. o gailelerin bertaraf edilmesi adına alternatif düşünceler üretme… gibi hususlar da tefekkür kategorisi içinde mütalaa edilmelidir; mütalaa edilmelidir çünkü bir mü’minin en temel vazifesi i’lâ-yı kelimetullahtır. Yani Allah’ın adının gönüllerde yüceltilip yayılması için cehd ve gayret içinde olmaktır.

131