İçeriğe geç

Şimdi hayatını bu çizgide sürdüren bir insan eğer “Benim suçum, hizmet-i Kur’âniyemi maddî ve mânevî terakkiyatıma, kemâlâtıma alet yapmakmış.” diyorsa o zaman bu ifadeyi düz ve sathî bir bakış açısıyla değil de daha farklı bir ufuktan değerlendirip yorumlamak, arkasında daha farklı mânâlar araştırmak gerektiği kanaatindeyim. İşte meseleye böyle bir im’ân-ı nazarla bakıldığında şu tespitlerde bulunulabilir:

Görünme, ücreti peşin olarak alma, bir kısım füyûzat hislerinden istifade etme gibi maddî veya mânevî arzu ve beklentiler her insanın mahiyetinde potansiyel olarak mevcuttur. Üstad Hazretleri de her beşer için söz konusu olan bu duyguların kendi tabiatında da bilkuvve varlığını müşâhede etmiş; etmiş ve daha ilk merhalede, tahayyül ve tasavvur noktasında onlara karşı ciddi bir mücadeleye girişmiş, tabir caizse onların ipini çekmiş, neşv ü nema bulup gelişmelerine fırsat vermemiştir.9 İşte kanaatimce, Üstad Hazretleri’nin yukarıdaki ifade ve yaklaşımını, muhtemel ve potansiyel böyle bir tehlikeye karşı ortaya konan bir mücadele şeklinde anlamamız daha doğru olur.

172