İçeriğe geç

Bugün de dünden farklı değil. Bazıları yine kıyamet senaryoları yazıyor ve o çok korkunç oyunlarını sahneye sürüyorlar. Hüccetiye’de ve sosyologların ‘binyılöncülüğü’ diye andıkları akımlarda söz konusu olduğu gibi, bazıları Mehdi’nin, İsa-Mesih’in gelişini dünya dengelerinin tamamen bozulmasına bağlıyor ve dünyayı kurtaracak kişi veya düzenin gelmesi için yeterince kan akmasının lüzumuna inanıyorlar. Böyleleri, karanlıktan medet umuyor, düzenin kaostan çıkacağını sanıyor ve dolayısıyla da yeryüzünün herc ü mercle, fitne ve fesatla dolması gerektiğini düşünüyorlar. Aslında bu, bir hezeyandır, bir cinnettir. Bu saçmalıklara inanan kimseler ya hırs, kin ve nefret duygularıyla gözlerini kör etmişler, görmüyorlar.. ya da bunlardan her biri acilen tedavi görmesi gereken bir akıl hastası. Heyhat ki, bu akıl hastaları bugün dünyanın pek çok yerini kan gölüne çevirdikleri gibi bizim ülkemizi de kanlı bir arena hâline getirmek için her yolu deniyorlar. Zaten, millet az belini doğrultunca ve dünyaca biraz kabul edilir hâle gelince hemen bir gâile çıkarma işine girişenlerin hâlinin ne akılla, ne mantıkla, ne insafla, ne millî hislerle ve ne de dini heyecanla izah edilmesi mümkün değildir.

Kaos Ancak Kaos Doğurur!…

Soru: Bukaos ortamı nasıl aşılır?

96