Bu müesseselerin bir şahsa ait olmadığını, milletin malı olduğunu, “değirmenin suyu”nun da Anadolu’nun tertemiz bağrından geldiğini belki yüz kere anlattık; fakat, görüyoruz ki, yüz kere daha anlatsak, fedakârlığın mânâsını ve almadan vermesini bilmeyenler yine de bu büyük hizmeti idrak edemeyecek, mânâsız bir kıskançlık, haset ve kinle onu kurutmaya çalışacaklar.
Oysa, değirmenin suyunun nereden geldiğini samimî olarak öğrenmek istiyorlarsa, suyu ortaya çıktığı zeminden itibaren takip etselerdi; çarkların döndüğü yerden başlayarak kanalı adım adım izleselerdi.. eğer önyargılı değil iseler, onlar da göreceklerdi ki: Bu eğitim faaliyetlerinin arkasındaki güç, bir dönemde milletimize yeniden istiklalini kazandıran gücün ta kendisidir. Bu okullar, İstiklâl Harbi’ndeki fedakârlığı, bugün bir başka şekilde ortaya koyan milletimizin gönül semereleridir ve kaynağı da onların yürekleridir.