Soru: Ramazan boyunca ekrana yansıyan eğitim, hoşgörü ve diyalog faaliyetleri hakkında, “Bunlar gökler ötesinde yapılan bir makro plânın yavaş yavaş gerçekleşen parçalarıdır” buyurdunuz. Bu sözü nasıl anlamalıyız?
Cevap: Televizyonda seyrettiğim ve bazılarından dinlediğim hâdiseler o kadar aşkın şeyler ki, bunları sadece insanların cehd ve gayretine vermek bakış açısını ayarlayamamak ve yanlış görüp yanlış değerlendirmek olur. Bir insanın, yalnızca Allah’a itimat ederek, okul açmak için adını bile bilmediği bir ülkeye gitmesi, oraya vardıktan üç ay sonra okul açmaya muvaffak olması, gönüllere girmesi, kendini ve temsil ettiği değerleri sevdirmesi… Bütün bunlar ihtimal hesaplarıyla açıklanamayacak kadar sırlı hâdiselerdir ve bu türlü hâdiseler üç-beş tane de değildir; fedakâr ve samimi eğitim gönüllülerinin, sevgi kahramanlarının gittiği her yerde benzeri hâdiseler yaşanmıştır.
Dolayısıyla, meseleyi geniş dairede, bir makro plân olarak ele aldığınız zaman, onun insan dehasını, beşerî plân, proje ve tedbirleri çok çok aştığını görürsünüz. Şu olmasaydı şöyle olmazdı, şöyle olmayınca da bu netice çıkmazdı şeklinde arka arkaya sıralayacağınız o kadar çok sebep vardır ki, bu sebeplerin her birinin yerli yerine oturması ve bugünkü tabloyu meydana getirmesi Cenâb-ı Hakk’ın inayet ve lütfundan başka hiçbir şeyle kesinlikle açıklanamaz.