Haddizatında, Büyük Mütefekkir’in de dediği gibi, mukabele-i bilmisil zalimâne bir kaidedir.1 Maruz kalınan bir haksızlığa aynıyla karşılık vermek ve mukabil haksızlık yapmak zalimce bir davranıştır. Fakat maalesef, demokrasi yokuşunu aşmaya çalışan insanlar arasından da arz etmeye çalıştığım hazımsızlıklara karşı çok yanlış mukabelede bulunanlar çıktı. Bazılarının zalimce davranışlarına karşı diğerlerinin usûlsüzce tavırlara girmeleri millete seneler kaybettirdi. Bazı temsilciler, temsil ettikleri hakikatlerin kadr ü kıymetini tam bilemediler. Temsilde kabalık yaptılar; hatta bazen tahriklere kapıldı ve figüre edildiler. Kimi zaman karşı tarafı hırçınlığa sevk ettiler, kimi zaman da kendi menfaatlerini korumak için millete revâ görülen kötülüklere göz yumdular.. ve dolayısıyla, olan millete oldu. Yanlış hareketler, mukabil yanlış davranışlara ve yanlış müdahalelere sebebiyet verdi, zemin hazırladı. Neticede zaman zaman demokrasinin beli kırıldı; yer yer milletimizin itibarına darbeler vuruldu. Her yanlış müdahale ülkemize senelere mal oldu; kırk sene, elli sene, altmış sene uçup gitti. Bütün kazanımlar bir bir heba edildi ve millet olarak diğer toplumların gerisinde kaldık.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Bediüzzaman, Şuâlar s.283 (On İkinci Şuâ).