Bir yönüyle, devlete mensup her ferdin devletin fahri zabıtası olması iktiza eder, nizama intizama yardımcı olması gerekir. Devleti zarara uğratmak, onu zayıf düşürmek, devletin zaafını ganimet bilerek ondan bir şeyler çıkarmak, bir şeyler koparmak isteyen bir kısım anarşist ruhlara kat’iyen fırsat vermemek lazım. Ülkenizde anarşi çıkarırsanız, başıboşluk ve kargaşa çıkmasına meydan verirseniz, o kargaşa içinde siz de iflah olamazsınız; anarşi seylapları önünde siz de sürüklenir gidersiniz, devlet de sürüklenir gider. Sonra o tahribatı bir daha da önleyemezsiniz. Aynı zamanda, sizin daha aydın fikirleriniz, devlet adına daha parlak projeleriniz olsa bile o yıkıntı üzerinde onları hayata geçirmeniz de mümkün değildir. Daha mükemmele yürümek istiyorsanız yine şöyle-böyle mükemmele yakından başlamanız iktiza eder. Meseleyi kargaşada boğduktan sonra mükemmele ulaşamazsınız. Kemâle ulaşmak, en iyiyi yakalamak da tedricîdir, en kamil olana doğru adım adım ilerlenir; bir adım mükemmel, bir adım daha mükemmel, bir adım daha mükemmel… İşte bu zaviyeden de, devlete arka çıkmak, devletin yanında olmak, gelecek vaadeden bir projesi varsa onu rical-i devletle paylaşmak mü’minin şiarı olmalıdır. Unutulmamalı ki, kargaşadan nizama yürünmez. Ancak nizamdan nizama yürünür. Tertip, düzen ve âsâyiş istiyorsanız, nizamî olmalı, nizamın yanında bulunmalısınız.