İçeriğe geç

Diğer taraftan, hiç kimsenin bize karşı olmaya, bizi istememeye hakkı yoktur. Biz, millet için kalbi sevgiyle çarpan, sinesi pırpır atan bir avuç insanız. Millete hizmetten başka bir şey düşünmüyoruz. Şahsımız, yakınlarımız veya sevenlerimiz adına, arpa kadar bir menfaat mülâhazamız olmuşsa bunu ispat etsinler. Bunu ispat etsinler de, biz de gidelim Kafdağı’nın arkasını mesken tutalım, onlar da bizden kurtulsunlar. Ama bunu hiç kimse ispat edemeyecek; çünkü, zerre kadar bir menfaat mülâhazamız olmadı. Allah rızasından başka hırsla talep ettiğimiz bir şey olmadı. Ve o rızayı da Allah’ın yüce adını bir bayrak gibi dünyanın dört bir yanında dalgalandırma vesilesinden başka bir yolla tahsil etmeyi asla düşünmedik. Âlem bilsin, yedi dünya bir kere daha duysun bunu. Elhamdülillah bu konuda yüzümüz aktır; milletimize ve insanlığa hizmet yolunda Cenâb-ı Hakk’ın “Ben sizden razıyım.” demesini ummaktan başka bir mülâhazamız olmadı ve –inşaallah– olmayacaktır.

Bu açıdan, kimsenin bizim karşımızda olmaya, bizi istememeye hakkı yok. Bilinmedik bir kısım kaprislerle, bazı pespaye hislerle, faziletleri kendi mallarıymış gibi gören bir kısım densiz insanların, “Falan filan da kim oluyor ki böyle dünya çapında önemli işler başarıyor. Dünyanın neresinde hangi iş başarılırsa başarılsın onun bize mâl edilmesi, bizim eserimiz olduğunun ilan edilmesi lazım.” şeklinde düşünen, başkalarının meziyetlerine, faziletlerine tahammülü olmayan akıl hastası bazı kimseler varsa bu devletin içinde, işte rahatsız olanlar onlardır. Böyle üç-beş tane sergerdana bakarak, oligarşik bir azınlığın bu mevzudaki çirkin tavrına takılarak koskocaman bir devlet müessesesini yıpratmak, sarsmak doğru değildir.

İthamlar ve Gurbet

50