Mebdede aldanmak başka, müntehada aldanmak başkadır. Asıl mesele, İmam Rabbânî Hazretleri’nin ifadesiyle veraların veraların veraların ötesinde sürekli هَلْ مِنْ مَزِيدٍ mülâhazasıyla, “Daha yok mu, daha yok mu, daha yok mu?..” diyerek ölesiye bir aşk u şevk içinde çırpınıp durmaktır. İşte bu tür bir seviye yakalanamayınca bir kıvamdan söz etmek de oldukça zordur. Tabiî ki, “Her şey boşluğa akıyor.” diyerek kimsenin kuvve-i mâneviyesini kırmaya hakkımız yoktur. Zira Allah’ın rahmeti çok engindir. O sadece لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ diyenleri bile Cennet’ine koyacağını vaat etmektedir.2 Fakat bu, ayrı bir mesele; yapılması gerekli olanların O’nun hakkı, bizim de vazifemiz olduğunu unutmamak ve böylece O’na karşı saygısızlığa düşmemek ayrı bir meseledir.
Ortaya konan bu tablo bize, hepimizin belli ölçüde bir rehabilitasyona ihtiyacı olduğunu göstermektedir. İnsanlığın İftihar Tablosu, bir hadis-i şeriflerinde: جَدِّدُوا إِيمَانَكُمْ“İmanınızıyenileyiniz.” buyuruyor. Sahabe-i kiram efendilerimizin: “İmanımızı nasıl yenileyeceğiz?” diye sorması üzerine de: أَكْثِرُوا مِنْ قَوْلِ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللٰهُ“Lâ ilâhe illallah sözünü çok söyleyiniz!”3 buyuruyor.
Biz aynı mazmunun ifadesi olan,
Dipnotlar
- 2 Bkz.: Buhârî, cenâiz 1, bed’ü’l-halk 6, libâs 24; Müslim, îmân 153.
- 3 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/359; Abd İbn Humeyd, el-Müsned s.417.
- 4 “Allah’tan başka Mâbud yoktur.”
- 5 “Allah’tan başka Maksud ve Matlub yoktur.”
- 6 “Allah’tan başka Mahbub yoktur.”
- 7 “Allah’tan başka Mâruf yoktur.”