Devr-i Risalet-penahi’de içtihat, istinbat ve istihraca açık o kadar çok malzeme var ki, bunları bugün yapacağımız içtihat ve istinbatlara menat yaparak günümüzü aydınlatabilir ve günümüz insanının problemleri adına çok farklı çözümler ortaya koyabiliriz. Fakat evvelâ bizde güçlü bir heyecanın canlandırılması ve imanı hayata gaye yapma duygusunun oluşturulması gerekir. Ancak bundan sonra insanlar her bir Kur’ân âyetini kendilerine hitap ediyor gibi okuyacaklardır. Meselâ Nûr sûresindeki: إِنَّ الَّذِينَ جَۤاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ“O iftirayı atanlar, içinizden bir gruptur. Bu hâdiseyi hakkınızda şer sanmayın; belki siziniçin hayırlıdır o. Onlardan her biri için kazandığı günah vardır.”4 âyet-i kerimesi, Âişe Validemiz’e yapılan çirkin iftirayı ele alıyor. Fakat Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan kıyamete kadar gelecek bütün insanlara hitap ettiğinden biz kendimize şu soruları sorabiliriz: “Acaba gözümüzün nuru, başımızın tacı, hane-i saadetteki kadınlık âleminin en büyük muallime-i kübrâsı mübarek annemize ve aynı zamanda dinin kaynağına yapılan böyle bir iftira karşısında Resûl-i Ekrem Efendimiz’in genel tavrı bize ne anlatıyor? Acaba Hazreti Ebû Bekir Efendimiz’in5 her meselede durduğu gibi böyle bir mesele karşısındaki o dik duruşundan çıkarmamız gereken dersler nelerdir? Ümmü Ruman Validemiz’in6 bu mevzu karşısındaki duruşu bize nasıl bir mesaj veriyor? Hâsılı bu âyet bize ne anlatıyor, ne ifade ediyor?” İşte vira bismillâh deyip bütün Kur’ân’ı baştan sona bu bakış açısıyla okuyup anlamaya çalışmalıyız.
Dipnotlar
- 4 Nûr sûresi, 24/11.
- 5 Bk.: Buhârî, şehâdât 15, meğâzî 34, tefsîru sûre (24) 6; Müslim, tevbe 56.
- 6 Bk.: Buhârî, şehâdât 15, meğâzî 34, tefsîru sûre (24) 6; Müslim, tevbe 56.