İçeriğe geç
38. Bölüm

Kurb – Bu’d

Yakınlık mânâsına gelen kurb, sofiyece, insanın mâverâîleşip cismaniyet çeperini aşarak Allah’a yaklaşması demektir. Kurbu, Allah’ın (celle celâluhu), kullarına yaklaşması şeklinde anlayanlar olmuş ise de, bu O’na mekân ve mesafe izafe mânâlarını işmam etmesi itibarıyla uygun görülmemektedir. Kaldı ki, Cenâb-ı Hakk’ın kullarına olan yakınlığı “keynûnet”ler ve “sayrûret”ler üstü bir yakınlıktır. Değilken sonradan meydana gelen bir kurb, sonradan var olanların ve varlıklarını değişik tekevvünlerle sürdürenlerin hususiyetidir. Bu iki kurbu, birkaç kelime içinde وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ“Her nerede olursanız O sizinle beraberdir.”1 nurefşân beyanı ne güzel ifade eder! Böyle bir yakınlık aynı zamanda, iman ve amel-i salihle elde edilen hususî yakınlık da değildir.. şakî-saîd, hayırlı-hayırsız, salih-talih, canlı-cansız zerreden sistemlere kadar herkesi kanatları altına alan umumî bir kurbiyettir.

Evet, kurb-u umumî, herkesi ve her şeyi şemsiyesi altına almasına mukabil, kurb-u hususî, imana dayanır ve Allah’ın iyi, güzel, doğru dediği hususların yaşanıp yerine getirilmesiyle gerçekleştirilir ki, bu da ancak, kurb yolunu bulmuş ve sonsuza uzayan koridora girmiş bulunan, her gün ayrı bir iman derinliğiyle sabahlayan-akşamlayan ve إِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ“Şüphesiz Allah, takvaya sarılanlar ve ihsan şuuruyla iyiliği ve güzelliği takip edenlerle beraberdir.”2 ufkunda seyahat eden bahtiyarlar için bahis mevzuudur. Bu mertebeyi yakalayanlar nefes alırken إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ“Şüphesiz beraberimdedir Rabbim ve bana yol gösterecektir.”3 derler; nefeslerini verirken de إِنَّ اللّٰهَ مَعَنَا“Şüphesiz Allah bizimle beraberdir.”4 der kurbet soluklarlar.

183