sela Fetava-i Hindiyye, Hanefî mezhebindeki muhtelif görüşleri bir araya toplama, bunları sistematik bir yapıya kavuşturma ve müftâ-bih görüşleri öne çıkarma maksadıyla telif edilmiş enfes bir eserdir. Aynı şekilde Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-u İslamiye ve Istılahât-ı Fıkhiye Kamusu adında sekiz ciltlik güzel bir çalışma yapmıştır. Bu konuda farklı şahıs ve kurumlar tarafından çıkarılan çalışmaları da takdir etmek lazımdır. Mecelle ve onun sistemi esas alınarak telif edilen eserler de bu alanda yapılacak çalışmalar için fikir verici olacaktır. Bunlardan da istifade edilerek günümüzde mesele daha ileriye götürülmelidir.
Mezheplerin Önemi
İhtiyaca binaen farklı mezheplerin içtihatlarından faydalanma veya bunlardan hareketle yeni görüşler ortaya koyma her zaman mümkün olsa da mezhepleri silip geçme, sürekli ruhsatların peşinde koşma ve telfik’e yönelme, yani belli bir usul gözetmeden farklı mezheplere ait görüşleri işine geldiği gibi birleştirme doğru değildir. Zahidü’l-Kevserî, “Mezhep tanımama, dinsizliğe götüren bir köprüdür.” demek suretiyle bu tehlikeye dikkat çekmiştir.Maalesef fıkıh alanında mümaresesi olan ehl-i ilimden birçok kişi bile ortaya koyacağı görüşlerde mezhep sistematiğini göz önünde bulundurmamış ve hatta yer yer bütünüyle mezhep düşüncesinin dışına çıkmıştır. Onların mezhepleri küçük görmeleri ve mezhep görüşlerini kaldırıp bir kenara atmaları kabul edilebilir bir tavır değildir. Zira selef uleması, asr-ı saadete bize göre çok çok yakın bir dönemde yaşamış, o mübarek kaynağı daha iyi ve yakından idrak etmiş, bunun neticesinde öyle derin konulara dalmış ve nasları öyle didik didik etmişlerdir ki, azıcık insafı olan bir insanın onların bu olağanüstü gayretlerini takdir etme-
mesi düşünülemez. Kur’ân-ı Kerim de bize, رَبَّـنَا اغْفِرْ لَـنَا وَ ااِلِ ِخْ وَ انِنَا“ الَّذ۪ ينَ سَ بَقُونَا بِ ااْلْ ۪يمَانِ وَ اَلَ تَجْ عَلْ ف۪ى قُلُوبِنَا غِ الًّ لِلَّذ۪ ينَ اٰمَنُواRabbimiz, bizi ve bizden önceki mümin kardeşlerimizi bağışla ve iman