İçeriğe geç

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ile Fatiha’nın çok sıkı münasebeti vardır. Âdeta o, Fatiha’dan bir âyet gibidir. Onun içindir ki birçok fukahâ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ’i Fatiha’nın yedi âyetinden biri saymıştır. “Bismillâh” ile Fatiha arasında âdeta şiir âhengi içerisinde bir münasebet mevcuttur. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ’in mânâ-i münîfini arz ederken; Cenâb-ı Hakk’ın Celâli ile mahlukatı çalkaladığını, yarattığını ve yokluğa varlık tohumu attığını, Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) çekirdeğinin nuru etrafında kâinatı geliştirip mânâlandırdığını ve kâinat ağacına insanı meyve verdirdiğini arz etmeye çalışmıştık. “Bismillâh” Allah’ın ismiyle başlar, Allah var başka bir şey yok. Ve sonra Allah (celle celâluhu), Besmele’nin sonunda, Habibi’ne ad olarak taktığı, “Rahmeten lilâlemîn”3 ve “Rahîm”4 dediği Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) nurunu yarattı. O’nun nurundan kâinat sıralanıp geldi. Hâdiseler zincirleme birbirini takip etti. Siz isterseniz onlara “jeolojik devirler”, isterseniz “gazların kaynaştığı devirler” deyin. Atılan çekirdek artık ağaç olmuş, büyümeye doğru gidiyordu…

75