İçeriğe geç

Allahu Teâlâ Kur’ân-ı Kerim’de, وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ “Biz(im uğrumuz)da cihat edenleri Biz, elbette (hayır) yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allah, iyilik edenlerle beraberdir.”29 buyurarak büyük çoğunluğumuzu yakından ilgilendiren “seyr fillâh”a işaret etmektedir. Âyette geçen “جَهَدَ” fiili, bin bir türlü sıkıntı ve meşakkati göğüsleyerek ve Allah’ın verdiği bütün güç ve kuvveti harcamak suretiyle O’na ulaşma yolunda mücadele ve mücahede etme demektir. Ayrıca “جَهَدَ” fiili, âyet-i kerimede “جَاهَدُوا” şeklinde kullanılmıştır. Bu kelime müşareket (ortaklık) ifade etmektedir ki buradan şöyle bir mânâ da çıkarılabilir: Allah’ın size verdiği bütün güç ve kuvveti O’na ulaşmak için sarf etseniz ve bu uğurda bütün sıkıntılara katlansanız hedefe ulaşamayabilirsiniz; zira o hedefe ancak kolektif bir şuurla ve toplu hareket ederek ulaşabilirsiniz.

فِينَا”, maiyet-i ilâhiyeye tam mazhariyet olma demektir. Hedefte ve gaye-i hayalde hep Allah olduğu, insan da bu istikamette bütün gücünü ortaya koyduğu takdirde neticede bu, cehd olmadan çıkıp cühde dönüşür.. ve artık hak yolcusu ciddî bir aşk u şevkle:

“Gelse celâlinden cefa, yahut cemâlinden vefâ, İkisi de câna safâ, kahrın da hoş lütfun da hoş.”

der ve rıza yamaçlarında pervaz eder.

Allah’a giden yollar, mahlûkatın solukları adedincedir.30لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا âdeta bu hakikati ifade etmektedir. “Sübül”, “sebil”in çoğuludur ve “yollar” demektir. Hedefte Allah olduktan sonra, bu yollardan hangisinden gidilirse gidilsin O’na ulaşılması muhakkaktır.

51