İçeriğe geç

Üçüncü kelime “nasuh”tur. Nasuh, “faûl” vezninde ism-i fail bir kelimedir. Mübalâğa ifade eder. Çok ciddî hayırhahlık, nefsine nasihat edicilik demektir. O, nasihat ile aynı kökten gelir. Nasihat, bir insanın iyi düşünmesi, iyi görmesi, başkalarının iyiliğini istemesidir. اَلدِّينُ اَلنَّصِيحَةُ“Din, nasihattir.”7 derken, başkaları hakkında hayırhah olarak hareket etmek kastedilmektedir. Yoldan sapmasınlar diye insanların ellerinden tutma, Allah’ı, peygamberi anlatma bunun icabıdır. Bugün, İslâm’a hizmet eden güzide Müslümanlar, nuranî kadro, Hz. Mesih’in dilinde “kudsîler ordusu” diye isimlendirilmektedir. Zuhur eden hâdiseler karşısında gök parça parça üzerlerine dökülse, yer şak şak olup açılan korkunç kraterleriyle onları yutmaya çalışsa, yine de İslâm’a hizmet eden bu kudsîler, dine sahip çıkacak ve elinde kor taşıyan yiğitlerin ruh hâletiyle kendilerine düşen vazifeyi bir lahza hatırlarından çıkarmayacaklardır.

Evet, Allah’ı, Resûlü’nü, Kur’ân’ı, İslâm’ı ve mübarek dinimizi anlatma, itminansız gönüllere itminan kazandırma, ahiret ümidi adına her şeyi kaybetmiş insanların vicdanında yeniden ahiret duygusunu tüttürme ve insanların gönüllerinde Cennet’in binlerce sene hayatı bir dakika rü’yet-i cemaline mukabil gelmeyen Cenâb-ı Hakk’ın cemalini görme arzusunu mayalama.. işte bunların hepsi hayırhahlıktır. Ve bunların hepsine bir çırpıda, Efendimiz اَلنَّصِيحَةُ buyuruyor. Ve sonra da “Dinin ruhu nasihattir.” diyor.

49