Demek oluyor ki, fuhşun önünü almak için iki çare ve vazife vardır. Bunlardan birincisi ferdin kendisine düşmektedir ki, o da evlenmek, oruç tutmak veya başka dinamikleri kullanmak suretiyle fuhşa düşmekten korunmaktır. İkinci çare ise, bütün bir millete ve devlete düşmektedir. O da cemiyeti fuhşa teşvik eden her türlü beşinci kol faaliyetlerini durdurmak ve kurutmaktır. Beşinci kol faaliyeti ki, bir milletin yıkılışına tesir eden en şer bir karanlık güçtür. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerim’de bilhassa bu karanlık güce dikkati çekmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Mü’minler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenlere, işte onlara dünya ve ahirette can yakıcı azap vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.”9
Usûlüne uygun olarak bu karanlık güçlerle mücadele etmek mecburiyetindeyiz. Unutmayalım ki, hem kendimizin hem de milletimizin kurtuluşu buna bağlıdır.
1Tirmizî, birr 62.
2Abdurrezzak, el-Musannef 6/173; el-Beyhakî, Ma’rifetü’s-süneni ve’l-âsâr 5/220.
3Buhârî, nikâh 2, 3; Müslim, nikâh 1.
4Buhârî, tıp 4; Müslim, selâm 91.
5Deylemî, Müsned 4/94.
6Buhârî, nikâh 18.
7“Zalim, Allah’ın adaletidir. Onunla intikam alır, sonra da o zalimden intikam alınır.” (Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 2/49.)
8Mutaffifîn sûresi, 83/14.
9Nûr sûresi, 24/19.