İçeriğe geç

Musibetler günahlarımızdan, hatalarımızdan, içimizin kararmasından, benliğimizin altında kalıp ezilmemizdendir. Kaldı ki Allah çok merhametli olduğu için, her kötülüğümüzden dolayı hemen bizi muaheze de etmiyor.. hatta çoğunu affediyor. Bu itibarla O’nun affına, gufranına karşı minnet ve şükran hisleriyle meşbû bulunmalıyız. Her ne ise… Rabbim bizi, meccanî olarak af buyursun!

Allah’a gerçekten asker olmak lâzım. Allah’a asker olunca rahat ederiz. Bunu vicdanında çok iyi yaşayan insanlar vardır. Evet, mal, menal, evlâd ü ıyâl, her şeyi gözünden silmiş, sadece “Seni, Seni isterim!” diyen Yunus gibi “Ne Cennet huri-gılmânı, ne de başka şey, bana Seni gerek Seni!” diyebilecek kadar bu mevzuda tamamen Allah’a teslim olmuş mü’minler vardır. Zannediyorum ki benim bu anlattıklarımın ötesinde onlar bu beyanlarımdan, kendi ruh ve vicdanlarında geliştirdikleri bu meselenin gerçeğine intikal eder, kendi mir’ât-ı ruhlarında onu görür, o büyük hakikatin ihtişamı karşısında hayret ve hayranlığa düşer ve bir zevk ü neşve içinde askerliklerini sürdürürler.

1Bakara sûresi, 2/40.

2Ebû Dâvûd, sünnet 6; edeb 100, 101.

3“Ey insan! Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise nefsindendir.” (Nisâ sûresi, 4/79)

4Şûrâ sûresi, 42/30.

88