İçeriğe geç

2- Yalnız âlem hakikîdir. Allah mevcud olan şeylerin mecmuundan ibarettir ki, bu da ya tabiî vücudiyecilik (pantheisme naturaliste) veyahut maddî vücudîcilik (pantheisme naturalist) mezhebidir. Hegel ve taraftarları da buna zahib olmuşlardır.

Buna binaen diyebiliriz ki:

İslâm mutasavvifesi, Vâcibü’l-Vücud’da fânî olmalarının ifadesi olarak, kâinatı inkâr etmelerine mukabil, berikiler, Hâlık-ı Kâinat’ı sarıp sarmalayıp -hâşâ!- bir tarafa koyma gayreti içindedirler.

Mutasavvifenin, vahdet-i vücud düşüncesi, zımnen vahdet-i şuhudu ifade etmesine karşılık, berikilerin “vahdet-i vücudu” vahdet-i mevcudu (monizm) işmam etmektedir.

Birinciler, hâl, müşâhede ve istiğrak gibi, ahvâli ifadede, kelime yetersizliğiyle o türlü müteşâbihâta girmelerine bedel; diğerleri, ilim yapma, felsefe yapma adına böyle bir yola sülûk etmişlerdir.

Birinciler, Allah (celle celâluhu) ile başlayıp, o noktadan eşya ve hâdiseleri değerlendirmelerine mukabil, ikinciler Cenâb-ı Hakk’ı, eşyaya tâbi kılarak meseleyi tetkike koyulmuşlardır.

Birincilerde ilâhî bir zevk, ikincilerde ise sadece nazarîlik…

Birinciler, kendilerini hakir görme esası üzere yürümede, ikinciler ise, Vâcibü’l-Vücud’a benzeme felsefesini yapma gibi farklılıklar göstermektedirler.

İşin en doğrusunu O bilir.

53