Çok sert ve dayanıklı olmalı. Çok uyanık ve dikkatli olmalı yahut var olmamalı, İslam’ı aldatmamalı. İmanın yeri kalbdir; akıl ise aynasıdır iman nurunun.
Bazen mücahittir, bazen de süpürgecidir akılda vesveseler, hem pek çok ihtimal kalbe girmese sarsılmaz iman, vicdan.
Yoksa bazılarının zannınca iman akılda olsa imanın ruhu olan hakkalyakînin amansız birer düşmanı olur pek çok ihtimal.
Kalb ve vicdan, imanın mahalli. Sezgi ve ilham, imanın delili.
Altıncı bir his; iman yolu... Akıl ve fikir, imanın bekçisi.
* * *
Nazari Bilgilerin Taliminden Çok, Doğruluğu Şüphesiz
Olan Esasların Hatırlatılmasına İhtiyaç Var
Dinî zaruriyetler ve şeriatın doğruluğu şüphe götürmez esasları kalblerde hâsıldır, hatırlatmakla huzuru, zikirle şuuru
Gaye de hâsıl olur. Arapça ibareler daha ulvî kılıyor hatırlatmayı, ihtarı.
Onun için Cuma namazında Arapça hutbe, zaruri şeyleri ihtar, kesin esasları hatırlatmak yeterli olmakla beraber onun tezkir tarzı olur.
Ondan gaye nazari bilgileri talim değildir; İslam’ın vahdanî simasında Arapça ibareler bir vahdet nakşıdır, kabul etmez çokluğu.
* * *
Hadis Ayete Der ki: Sana Yetişmek Muhal!
Hadis ile ayeti kıyaslarsan açıkça görürsün ki, insanların en beliği, vahyin tebliğcisi (aleyhissalâtü vesselam) dahi ulaşamaz
Ayetin belagatine. Sözleri ona benzemez. Demek ki: Lisan-ı Ahmedî’den (aleyhissalâtü vesselam) çıkan her bir söz, her dem onun olamaz.
* * *
Îcaz İle Beyan İ’caz-ı Kur’an
Bir zaman rüyamda gördüm ki: Ağrı Dağı’nın eteğindeyim. Birden o dağ patladı, dağ gibi taşları âleme dağıttı, sarstı cihanı.
Ansızın yanımda bir zât peyda oldu. Dedi ki: Veciz bir şekilde beyan et, kısaca îcaz et bildiğin Kur’an mucizelerini!
Dipnotlar
- Haşiye: On sene sonra olan bir hadiseyi hissetmiş, cevap vermiş.