Âdeta cisimleşmiş İslamiyet nuru, şeairi içinde. Âdeta katılaşmış İslamiyet’in saf suyu, mabetlerin içinde. Birer iman sütunu…
Âdeta donmuş İslamiyet’in hükümleri alâmetleri içinde. Âdeta abideleşmiş İslamiyet’in esasları, âlemleri içinde. Birer elmas sütun... Onunla bağlıdır zemin ve gökler.
Bilhassa hitabı mucizeli olan Kur’an, daima tekrar eder ezelî bir hutbeyi. İslam âleminin hiçbir tarafında kalmamıştır bir köy ve mekân ki,
Nutkunu dinlemesin, talimini işitmesin. وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ sırrı ile hafızlık pek büyük bir rütbedir. Tilavet ise insanların ve cinlerin ibadeti.
Onun içinde talim ve doğruluğunda şüphe bulunmayan esasları hatırlatma var. Zamanın tekerrürüyle nazariyat dönüşür kati esaslara ve delil göstermeye lüzum olmayan apaçık şeylere. İstemez başka beyan.
Dinin kesin emirleri nazarî olmaktan çıkıp zaruriyet haline gelmiştir. Hatırlatmak kâfidir, ihtar yeterlidir. Şifa verir her dem Kur’an.
İhtara, hatırlatmaya, İslam’ın şu uyanışı, toplumun uyanışı her birine verir umuma ait olan delilleri ve mizanı.
Madem toplum hayatı İslam’da başlamıştır. Her birinin imanı kendine mahsus olan delillerle sınırlı değildir, vicdana dayanır.
Belki cemaatin kalbinde sınırsız sebeplere dayanır.
Hatta dikkat çekicidir ki: Zayıf bir mezhebin iptali zaman geçtikçe zor olur. Nerede kaldı ki İslam, hem vahiy ile fıtrat gibi iki sağlam esasa dayanır hem de bunca eserde nafizane hükümrandır!
Sağlam esaslarıyla, aşikâr eserleriyle kürenin yarısıyla kaynaşmış, fıtrî bir ruh olmuş; nasıl kararır? Küsuftan henüz çıkmış!
Fakat maalesef, bazı zevzek kâfirler, safsatacı şahıslar şu yüce sarayın sağlam esaslarına imkân buldukça ilişir.
Onları sarsmak ister. Esaslara ilişilmez, onlarla oynanmaz, sussun şimdi dinsizlik! İflas etti o teres. Yetti artık nankörlük ve yalan.
İslam âleminin küfür âlemine karşı en ileri karakolu Darülfünun idi. Lâkaytlık ve gafletle yılan tabiatlı düşman
Gedik açtı o cephede, dinsizlik hücum etti, millet sarsıldı. En ileri karakol, İslamiyet’in ruhuyla nurlanmış cinan
Dipnotlar
- “Onu (Kur’an’ı) koruyacak olan da Biziz.” (Hicr sûresi, 15/9)
- Nafizane: Tesirli bir şekilde.
- Cinan: Cennetler [Mektepler, medreseler].