İçeriğe geç
Sözler

İnsanın büyük bir misali olan âlemin hallerini ve hareketlerini, ki iradî değildir, tanzim eden kanunlardır. O Rabbanî iradeye

Yanlış bir tabirle tabiat da denilir. Kelâm sıfatından gelen şeriat ise âlemin küçük bir misali olan insanın fiillerini, ki iradîdir,

Tanzim eden kanunlardır. Bu iki şeriat bazen bir yerde buluşur. Cenâb-ı Hakk’ın melekleri, büyük bir ümmettir, hem Sübhanî bir ordu.

Birinci şeriata olmuş itaatkâr, aldığı emri yerine getiren bir taşıyıcı. Hem onlardan bir kısmı Allah’ı tesbih eden kullardır. Bir kısmı da kendinden geçmiş, arşın mukarrebîni...

* * *

Madde İnceldikçe Hayat Şiddet Kazanır

Hayat asıl ve esastır; madde ona tâbidir ve onunla kaimdir.

Mikroskobik bir hayvancığın duyularıyla insanın duyularını kıyaslarsan görürsün ki, insan ondan ne derece büyükse duyuları onunkinden o kadar aşağı. O hayvancık işitir kardeşinin sesini.

Hem de görür rızkını. İnsan kadar büyüse duyuları hayret verici, hayatı ışık saçan, nazarı da şimşek gibi semavî bir nur olur.

İnsan, ölü bir yığından meydana gelen bir canlı değildir. Milyarlarca canlı hücreden oluşur, canlıdır her bir insan hücresi.

إِنَّ الْإِنْسَانَ كَصُورَةِ )يٰسۤ( كُتِبَتْ فِيهَا سُورَةُ )يٰسۤ(، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ

* * *

Maddecilik, Manevî Bir Vebadır

Maddecilik manevî bir vebadır, insana bulaştırdı şu müthiş sıtmayı. Hem de aniden çarptırdı Cenâb-ı Hakk’ın gazabına…

Telkin ve taklidin tenkide yayılma kabiliyeti gibi, o veba da yayılıp genişliyor. Telkini fenden almış, taklidi medeniyetten.

Hürriyet tenkit vermiş, gururundan sapkınlık çıkmış.

879