İçeriğe geç
Sözler

Kabiliyetli Kişi, Müçtehit Olabilir Ama Şer’i Hüküm Veremez

İçtihadın şartlarına sahip olan her kabiliyetli kişi, kesin olmayan hükümlerde nefsi için içtihat eder. Kendisine lâzım olan şeyi başkalarına şart koşamaz.

Ümmeti davet edip şer’i hüküm veremez. Anlayışı şeriattan olur, ama şeriat olamaz. Müçtehit olabilir, fakat şer’i hüküm koyamaz.

Çoğunluğun icmaı şeriat mührünü gösterir. Bir fikre davette çoğunluğun kabulü ilk şarttır.

Yoksa davet bid’attır, reddedilir. Ağzına tıkılır, ondan bir daha çıkamaz...

* * *

Aklın Nuru Kalbden Gelir

Kalbi kararmış münevverler bu sözü bilmeliler: Kalbin nuru olmadan, fikrin nuru olmaz münevver.

O iki nur birleşmezse karanlıktır, ondan zulüm ve cehalet fışkırır. Nur elbisesi giymiş aldatıcı bir karanlık.

Gözünde bir gündüz var, beyaz fakat karanlık… İçinde bir karartı var ki, aydınlık bir gece.

O içinde bulunmazsa o yağ parçası göz olmaz, sen de bir şey göremezsin. Görmeyen göz de beş para etmez.

Eğer aydınlık fikirlerde süveyda-yı kalb olmazsa, zihindeki terkipte ilim ve basiret olmaz. Kalbsiz akıl olamaz.

* * *

Zihinde İlmin Mertebeleri Çeşitlidir, İç İçedir

Zihinde mertebeler var; birbiriyle iç içe, hükümleri muhtelif. Önce tahayyül olur, sonra tasavvur gelir,

Sonra akıl yürütme, sonra tasdik, sonra izan, sonra taraftarlık, sonra da inanç gelir.

İnanç başka, taraftarlık başkadır. Her birinden bir hal ortaya çıkar: Sağlamlık inançtan,

853