olarak cisme büründürülüp sana takdim edilir. Burada meyveyi, orada “Elhamdülillâh”ın mükâfatını yersin. Ve o yiyeceğin içinde ilahî nimetleri, Rahmanî iltifatları gördüğünden o lezzetli manevî şükrün cennette gayet leziz bir yiyecek suretinde sana verileceği, hadisin kesin ifadesiyle, Kur’an’ın işaretleriyle, hikmetin ve rahmetin gereği olarak sabittir.
İkinci İşaret
Dünyada nefsini meşru bir surette sevmek, yani onun güzelliklerini değil, belki noksanlarını görüp tamamlamaya dayanan şefkat ile onu terbiye etmek ve hayra sevk etmek, cennette o nefse lâyık sevgilileri netice verir. Nefis madem dünyada arzu ve heveslerini Cenâb-ı Hak yolunda güzelce değerlendirmiş. Kabiliyetlerini, duygularını güzel bir surette kullanmış. Kerîm-i Mutlak’ın, ona dünyadaki meşru ve kulluğa yakışır muhabbetinin neticesi olarak cennette, cennetin yetmiş ayrı ziynet ve güzelliğinin numuneleri olan yetmiş farklı elbiseyi giydirip, nefisteki bütün duyuları memnun edecek, okşayacak yetmiş çeşit güzellikle vücudunu süsleyip her biri canlı, küçük birer cennet hükmünde olan hurileri vereceği, pek çok ayet ile açıkça gösterilmiş ve ispat edilmiştir. Hem dünyada gençliği meşru dairede sevmenin, yani gençlik kuvvetini ibadette sarf etmenin neticesi ahirette ebedî bir gençliktir.
Dipnotlar
- Bkz. “Kim ‘sübhanallâhi ve bihamdihî, sübhanallâhi’l-azîm’ derse cennette onun için bir hurma ağacı dikilir.” (Tirmizî, deavât 59; İbni Mâce, edeb 56); “Kim ‘sübhanallâhi ve’l-hamdülillâhi ve lâ ilahe illâllâhu vallâhu ekber’, derse her harfi için onun adına cennette bir ağaç dikilir.” (et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 8/226); “Cennet fidanları ‘lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’tır.” (Ahmed İbni Hanbel, el- Müsned 5/418).
- Bkz. Bakara sûresi, 2/25; Yâsîn sûresi, 36/55-57; Sâffât sûresi, 37/41-42; Zuhruf sûresi, 43/72; Tûr sûresi, 52/19-20; Duhân sûresi, 44/51-57; Rahman sûresi, 55/68; Vakıa, sûresi, 56/20, 32; Mürselât sûresi, 77/41-42.
- Bkz. Tirmizî, kıyâmet 60, cennet 5, 7; Dârimî, rikak 108; Ahmed İbni Hanbel, el- Müsned 2/23, 247, 316.
- Bkz. Kehf sûresi, 18/30-31; Duhân sûresi, 44/50-55; Tûr sûresi, 52/17-20; Rahman sûresi, 55/72; Vâkıa sûresi, 56/22-24; Dehr sûresi, 76/21-22; Nebe sûresi, 78/33.
- Bkz. Bakara sûresi, 2/25, 72; Âl-i İmran sûresi, 3/15, 198; Nisâ sûresi, 4/13, 57, 122; Tevbe sûresi, 9/22, 72, 89; Yûnus sûresi, 10/26; Hûd sûresi, 11/23; İbrahim sûresi, 14/23 ...