Üçüncü sayfa: O iki varlığın ayrı ayrı uzuvlarını ve kısımlarını ayrı ayrı güzelleştirip süslemekle, o sayfada her şeyi benzersiz bir sanatla yaratan Sâni ve her şeyi kalıptan döker gibi mükemmel bir surette var eden Bâri isimleri gibi pek çok isim yazılır.
Dördüncü sayfa: O iki sanatlı varlığa öyle bir ziynet ve güzellik verilir ki, âdeta lütuf ve kerem cisme bürünmüş, onlar haline gelmiştir. Bu sayfada çok lütuf sahibi Latif ve çok cömert ve kerem sahibi Kerim gibi pek çok isim okunur.
Beşinci sayfa: O çiçeğe leziz meyveler, o güzele sevimli evlatlar ve güzel ahlâk takmakla o sayfada çok şefkatli, sevilen Vedûd, rahmeti her şeyi kuşatan sonsuz merhamet sahibi Rahîm, nimetlerin gerçek sahibi Mün’im gibi isimleri okutur.
Altıncı sayfa: O nimet verme ve ihsan sayfasında, her şeyin rızkını veren, yarattıklarına sonsuz rahmet gösteren Rahman ve en tatlı rahmet tecellilerini ortaya koyan Hannan gibi isimler okunur.
Yedinci sayfa: O nimetlerde, o neticelerde öyle bir güzelliğin parıltıları görünüyor ki, hakiki bir şevk ve şefkatle yoğrulmuş halis bir şükür ve saf bir muhabbete lâyıktır. O sayfada Cemil-i Zülkemâl ve Kâmil-i Zülcemâl isimleri yazılıdır.
İşte tek bir güzel çiçek ve güzel bir insan yalnız maddî suretleriyle O’nun bu kadar ismini gösterirse, acaba bütün çiçekler, canlılar ve büyük, küllî varlıklar ne kadar yüce ve tecellileri her şeyi kuşatan isimleri okutur, kıyaslayabilirsin. Hem insan ruh, kalb ve akıl yönüyle, hayatının ve latifelerinin sayfalarıyla Hayy, Kayyûm ve Muhyî gibi ne kadar nurlu, mukaddes isimleri okur ve okutur, kıyas edebilirsin.
İşte, cennet bir çiçektir. Huriler bir çiçektir. Yeryüzü ve bahar bir çiçektir. Gökyüzü de bir çiçektir, yıldızlar o çiçeğin yaldızlı nakışlarıdır. Güneş de bir çiçek, ışığındaki yedi renk o çiçeğin nakışlı boyalarıdır. Nasıl insan küçük bir âlemse, âlem de güzel ve büyük bir insandır. Huriler, ruhaniler, melekler, cinler ve insanlar, kendilerine güzel birer şahıs hükmünde suretler verilerek bir düzene göre yaratılmıştır. Hem her biri engin mahiyetiyle tek başına Sâni-i Zülcemâl’inin isimlerini gösterdiği gibi, O’nun güzelliğine, kemâline, rahmetine ve muhabbetine ayrı ayrı birer aynadırlar. Sonsuz güzelliğine, kemâline, rahmet ve muhabbetine, dosdoğru birer şahittirler. Ve o güzellik ve