İçeriğe geç
Sözler

Madem sonsuz kemâl derecesinde bir cemâl ve sonsuz cemâl derecesinde bir kemâl nihayetsiz derecede sevilir, sevilmeye ve aşka lâyıktır. Elbette aynalarda, aynaların kabiliyetine göre parıltılarını ve cilvelerini görmek ve göstermekle açığa çıkmak ister.

Demek, Sâni-i Zülcelâl’in, Hakîm-i Zülcemâl’in, Kadîr-i Zülkemâl’in zâtındaki cemâl ve kemâl, merhametini ve şefkatini göstermeyi arzular, Rahman ve Hannan isimlerini tecelliye sevk eder. Merhamet ve şefkat, rahmet ve nimeti göstermekle Rahîm ve Mün’im isimlerinin cilvesini ortaya çıkarır. Rahmet ve nimet ise kendini sevdirme ve tanıtma vasıflarını gerektirip Vedûd ve Maruf isimlerini tecelliye sevk eder. O sanatlı varlığın bir perdesinde onları gösterir. Kendini sevdirme ve tanıtma ise lütuf ve kerem mânâlarını harekete geçirir. Latif ve Kerim isimlerini o varlığın bazı perdelerinde okutur. Lütuf ve kerem vasıfları ise süsleyip nurlandırma fiillerini işletir. Müzeyyin ve Münevvir isimlerini sanatlı varlıkların güzelliğinin ve nuraniliğinin diliyle okutur. O süsleyip güzelleştirme vasıfları ise sanat ve inayet mânâlarını gerektirir. Ve Sâni ve Muhsin isimlerini, o sanatlı varlığın güzel simasıyla gösterir. O sanat ve inayet ise bir ilim ve hikmeti gerektirir. Alîm ve Hakîm isimlerini o sanatlı varlığın intizamlı, hikmetli uzuvlarıyla, kısımlarıyla okutur. O ilim ve hikmet ise düzene koyma, suret verme, teşkil etme fiillerini gerektirir. Musavvir ve Mukaddir isimlerini o sanatlı varlığın yapısıyla, şekliyle okutur, gösterir.

İşte Sâni-i Zülcelâl, bütün sanatlı eserlerini öyle bir tarzda yapmıştır ki, çoğu, bilhassa canlılar, O’nun pek çok ismini okutur. Âdeta her bir eserine üst üste, ayrı ayrı yirmi gömlek giydirmiş, onları yirmi perdeye sarmıştır. Her gömlekte, her perdede farklı isimlerini yazmıştır. Mesela temsilde gösterildiği gibi, güzel bir tek çiçekle güzel bir insanın yaratılışlarının yalnız görünen yüzünde pek çok sayfa vardır. (Başka büyük ve küllî varlıkları bu iki küçük misale kıyasla.)

Birinci sayfa: O varlıkların umumi şeklini ve miktarını gösteren yapısıdır ki, Musavvir (her şeye en güzel sureti veren), Mukaddir (her varlığın mahiyetini, şeklini takdir eden, belirleyen), Munazzım (düzene koyan) isimlerini yâd eder.

İkinci sayfa: Suretlerinde ayrı ayrı kısımların ve uzuvların açığa çıkmasıyla, gelişmesiyle meydana gelen çiçek ve insanın basit suretleridir ki, o sayfada Alîm ve Hakîm gibi birçok isim yazılıdır.

763