Evet, helâl rızık kazanmanın iktidar ve irade ile değil, acz ve zaaf ile olduğunu anlamak için balıklar ile tilkileri, yavrular ile canavarları, ağaçlar ile hayvanları kıyaslamak kâfidir.
Demek ki, geçim derdi için namazını terk eden, eğitimi ve siperini bırakıp çarşıda dilencilik yapan askere benzer. Bununla beraber, başkalarına yük olmamak için, namazını kıldıktan sonra Cenâb-ı Rezzak-ı Kerîm’in rahmet mutfağından rızkını bizzat aramak güzeldir, mertliktir ve bir ibadettir.
Hem fıtratı ve manevî donanımı, insanın ibadet için yaratıldığını gösteriyor. Zira dünya hayatı için lâzım olan amel ve iktidar yönünden insan küçük bir serçe kuşuna bile yetişemez. Fakat manevî ve uhrevî hayatı için gerekli ilim, fakrını itiraf ederek Allah’a yalvarma ve ibadet yönünden o, bütün canlıların sultanı ve kumandanı hükmündedir.
Ey nefsim! Demek, dünya hayatını asıl maksat yapar ve daima ona çalışırsan, küçük bir serçe kuşunun askeri hükmünde olursun. Eğer ahiret hayatını asıl maksat yapıp bu hayatı da ona vesile ve tarla bilir, orası için çalışırsan, o vakit canlıların büyük bir kumandanı, şu dünyada Cenâb-ı Hakk’ın nazlı ve niyaz eden bir kulu, aziz ve muhterem bir misafiri olursun.
İşte sana iki yol. İstediğini seçebilirsin. Hidayeti ve başarıyı merhametlilerin en merhametlisi Allah’tan iste...
Dipnotlar
- Bkz. Tâhâ sûresi, 20/132; Zâriyât sûresi, 51/57-58.
- Bkz. Zâriyât sûresi, 51/56.
- “Dünya, ahiretin tarlasıdır.” mânâsındaki hadis için bkz. el-Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d- Dîn 4/19; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 1/495; es-Sehâvî, el-Makâsıdü’l-Hasene s. 497; Aliyyülkârî, el-Esrâru’l-Merfûa s. 205. Ayrıca, aynı hususu değişik şekilde ifade eden Şûrâ sûresinin 20. ayetine ve el-Hâkim, el-Müstedrek 4/348; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ 10/53; ed-Deylemî, el-Müsned 2/228’e de bakılabilir.
- Bkz. “şükür” ya da “küfür” yolu (Dehr sûresi, 76/3); “iki yol (hayır ve şer yolu)” (Beled sûresi, 90/10); “kötülük” ya da “takva” yolu (Şems sûresi, 91/8); “en kolay yol” ya da “en güç yol” (Leyl sûresi, 92/5-10).