İçeriğe geç
Sözler

bir ustanın yaptığı işin mükemmelliğini gösterir. İşin mükemmelliği, o ustanın maharetini, ustalık derecesini ifade eden unvan ve isimlerinin mükemmelliğini ortaya koyar. Bunlar da o ustanın sanatına dair sıfatlarının mükemmelliğine işaret eder. Bu ise o sanatın sahibinin “şuun-u zâtiye” denilen, şahsına ait kabiliyetlerinin mükemmelliğini gösterir. Ve bu da o ustanın zâtının mükemmelliğinin delilidir. Aynen öyle de, هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ ayetinin sırrına mazhar olan, şu kusursuz âlemdeki gözle görülen eserler ve şu muntazam kâinattaki varlıklarda şahit olunan sanat, hüküm ve iktidar sahibi bir Zât’ın fiillerinin mükemmelliğine açıkça delildir. Bu ise apaçık bir şekilde o Fâil-i Zülcelâl’in isimlerinin kemâlini gösterir. O isimlerin kemâli, zorunlu olarak onların Sahibinin sıfatlarının mükemmelliğine delil ve şahittir. Sıfatların mükemmelliği, şüphesiz, Sahibinin icraatının kemâlini bildirir. Bu ise, hakkalyakîn şekilde, O’nun Zât’ının kemâline öyle delâlet eder ki, kâinatta görülen bütün mükemmelliklerin, O’nun kemâline nispeten sönük, zayıf bir gölge gibi kaldığını, o Zât’ın kemâlinin, celâlinin ve cemâlinin işaretleri olduğunu gösterir.

Güneşler Kuvvetindeki On Birinci Lem’a

Şu muazzam kâinat kitabının en büyük delili.. o yüce Kur’an’daki ism-i âzamın aynası.. kâinat ağacının çekirdeği ve en nurlu meyvesi.. âlem sarayının güneşi.. İslam âleminin nur saçan dolunayı.. Cenâb-ı Hakk’ın rubûbiyetinin ve saltanatının ilancısı.. ve şu kâinatın tılsımının hikmetli kâşifi olan Efendimiz Muhammedü’l-Emin’in (aleyhissalâtü vesselam); bütün nebileri gölgesi altına alan peygamberliği, bütün İslam âlemini himayesine alan İslamiyet yönü ve hakikat tabakalarında uçan bütün nebi ve resûlleri, evliyayı, sıddıkları, asfiyayı ve hakikati delilleriyle bilen zâtları arkasına alıp, bütün kuvvetiyle Allah’ın birliğini gösterip O’nun ehadiyetinin arşına yol açarak bildirdiği Allah’a iman ve ispatladığı tevhid hakikatleri, On Dokuzuncu Söz’de tarif edilmişti. Acaba hiçbir vehmin ve şüphenin haddi var mı ki bunlara perde olabilsin! Madem On Dokuzuncu Söz’de ve On Dokuzuncu Mektup’ta o

372