İçeriğe geç
Sözler

intikam azabı çeker. Onun için İslamiyet, “bir müminin bir başka mümine üç günden fazla küs kalmamasını” emrediyor. Eğer o cinayet, bir düşmanlıktan, kinli bir garazdan dolayı meydana gelmemişse ve bir münafık o fitneye sebep olmuşsa hemen barışmak şarttır. Yoksa o küçük musibet büyür, devam eder.

Eğer barışsalar ve öldüren tevbe edip ölene her vakit dua etse bundan her iki taraf da çok kazançlı çıkar ve kardeş gibi olurlar. Ölmüş bir kardeşe bedel birkaç dindar kardeş kazanırlar. Kaza ve kadere teslim olup düşmanlarını affederler. Bilhassa, madem Risale-i Nur dersini dinlemişler, hem herkesin faydası hem şahsın ve toplumun huzuru hem de Nur dairesindeki kardeşlik elbette aralarındaki bütün dargınlıkları bırakmayı gerektiriyor.

Nasıl ki Denizli hapsinde birbirine düşman bütün mahpuslar, Nur dersleri sayesinde kardeş oldular ve bizim beraatımıza bir vesile teşkil edip –hatta dinsizlere ve serserilere bile– kendileri hakkında “Maşallah, bârekallah” dedirttiler. Ve o mahpuslar teneffüslerini tam yaptılar. Oysa ben burada gördüm ki, bir tek kişi yüzünden yüz adam sıkıntı çekiyor ve beraber teneffüse çıkmıyorlar. Bu, onlara zulüm olur. Mert ve vicdanlı bir mümin, küçük ve basit bir hata yüzünden veya menfaat için başka müminlere yüzlerce zarar veremez. Eğer hatayla zarar verirse çabuk tevbe etmek lâzımdır.

192