Bamteli Yeni – İnsanca Duruş ve Lütfedilen İstidâtlar

Bamteli Yeni – İnsanca Duruş ve Lütfedilen İstidâtlar

M. Fethullah Gülen Hocaefendinin 11 Kasım 2011 tarihinde yapmış olduğu ilk kez yayınlanan sohbeti.

00:23 Şeyh Galip… “düştü” redifli naatı onun en meşhur naatıdır. Sonrasında dünya kadar edib-i şehir “düştü” redifi ile onu taklid etmeye çalışmışlardır; hemşehrim Nurullah Bey’e kadar.

01:10 Şeyh Galip! Sözlerinin arkasında bir adam! Şefik Can Hoca, son dönemin en samimi, en içten, en yürekten sünni mevlevisiydi. Şefik Can Hoca, Şeyh Galip ve Nefi arasında mukayese yapıyor: Şeyh Galip’i takdirle yad ederken, Nefi için “Keşke Hz. Mevlana’nın yolunda olsaydı, gönüllere girme yolunu seçse, hicivleri ile kalpleri kırıp geçirmeseydi” diyor.

02:22 Allah insana bir kabiliyet vermişse, o kabiliyeti, o istidadı evvela dini diyaneti, Allah ve Peygamber yolu, sonra mefkûresi, ülkesi, ülküsü uğrunda kullanması gerekir.

03:32 Eskiler buna “her şeyi mâ hulika leh inde kullanma” derlerdi. Yani bir şey ne için yaratılmışsa, onu o istikamette kullan!

05:08 Eşyayı mâ hulika leh inde kullanan insan sayısı hiç de az değildir. Fakat böyle yapılmadığı dönemlerde, insanlık gailelerden belini doğrultamamıştır.

05:45 İnsan, içiyle dışıyla bütün bir kainatı dar bir çerçevede bir fihrist halinde ifade eden bir varlıktır.

06:18 Seyyidunâ Hz. Ali’ye nispet edilen bir söz:

وَتَزْعُمُ أَنَّكَ جِرْمٌ صَغِيرٌ
وَفِيكَ انْطَوَى الْعَالَمُ الْأَكْبَرُ

“Sen kendini küçük bir cirim sanıyorsun… O kevn-ü mekanlar, bütün arz u semalar, sistemler, galaksiler senin mahiyetinde mündemiçtir.”

06:49 Bizim dev şairimiz Mehmet Akif Ersoy:

“Senin mahiyetin hatta meleklerden de ulvîdir;
Avâlim sende pinhandır, cihanlar sende matvîdir.”

09:01 Günümüzün nesillerine düşen şey, insanın mahiyetinde yatan o derinlikleri su yüzüne çıkarmaktır. İnsana çok kıymetli bir varlık olduğunu yeniden duyurmak, hissettirmek… Anlatmak değil, hissettirmek!

14:13 Bizim Sümmâni Şairimiz:

“Ezelden hudbînim elif-i bâya,
Hak kulun emeğin vermesin zâya,
Bir can borçluydum Bâr-ı Hüda’ya,
Vermek için can kurbana geliftim.”